Günlük Döviz Altın Borsa Verileri Online izle

Günlük Döviz Altın Borsa Verileri Online izle

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.

Anlık döviz ve altın (ons) grafikleri TIKLAYINIZ

Anlık döviz ve altın (ons) grafikleri TIKLAYINIZ

3 Eylül 2012 Pazartesi

TÜİK verilerine göre Ağustos ayı enflasyon rakamı açıklandı.

Ağustos ayı enflasyon rakamları açıklandı. Aylık TÜFE 0.56, ÜFE 0.26, Yıllık TÜFE 8.88 ÜFE 4.56 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayında Tüketici Fiyatları Endeksinin (TÜFE) yüzde 0,56 oranında, Üretici Fiyatları Endeksinin (ÜFE) ise yüzde 0,26 oranında arttığını açıkladı. Ağustos itibarıyla yıllık enflasyon ise TÜFE'de yüzde 8,88, ÜFE'de yüzde 4,56 artış gösterdi.

Altın Fiyatları Fed Tutanakları 2 Eylül 2012

Altın ve petrolde yükseliş sürüyor
Altın, FED tutanaklarının ardından yükselişini sürdürüyor.
Analistlere göre, 1680 seviyesindeki direncini zorlayan altında bu seviyeyi kırması durumunda ana yükseliş kanalına yeniden girilmiş olacak. Ancak üçüncü çeyrek beklentilerinin zayıflaması hızlı bir
gerilemeye neden olabileceği kaydediliyor. Altının onsu bu sabah 1657 doların üzerinde işlem görüyor.
Fed Başkanı Ben Bernanke‘nin bugün yapacağı, piyasaların merakla beklediği konuşma öncesinde ham petrol fiyatları yükseliyor.
Ekim teslim ABD ham petrolünün varil fiyatı şu dakikalarda 2 sent yükselerek 94,64 dolardan işlem görüyor. Dün kontrat 87 sent düşerek günü 94,62 dolardan tamamlamıştı.
Piyasalar, bugün Bernanke’nin Jackson Hole konferansında yapacağı konuşmasında yeni bir parasal genişlemeye dair ipuçları arayacak. Hafta sonu açıklanacak Çin imalat sanayi verisi de piyasa oyuncuları tarafından izlenecek.

Toplu Taşımaya Büyük Zam!

Toplu taşımaya fahiş zam
İstanbul’da toplu taşıma fiyatları yeniden belirlendi. Bazı hatlara yüzde 50′ye varan oranlarda zam yapılırken, bazı hatlarda fiyatlar değişmedi, bazılarında ise zam oranı yüzde 10 olarak gerçekleşti.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) toplantısından toplu taşımaya zam kararı çıktı.

Buna göre İETT otobüsleri ve Özel Halk Otobüslerinde 1.75 lira olan ilk biniş ücreti 1.95 liraya yükseltildi. Öğrenciler için 1 liradan 1.10 liraya çıkarılırken, öğretmen ve yaşlılar için de 1.20 liradan 1.35 liraya çıkartıldı.

İDO Sirkeci-Harem araba Vapuru, Şehir Hatları Vapurları ve özel deniz motorları elektronik bilet ile aktarmalarda birinci aktarma 1.20 liradan 1.40 liraya, ikinci aktarma da 1.20 liradan 1.30 liraya yükseltildi. Yine 1.20 lira olan 3,4 ve beşinci aktarma ücretleri ise değişmedi.

EN YÜKSEK ZAM JETON FİYATINA
Aylık mavi kart ücretleri 140 liradan 155 liraya, öğrenci için 70 liradan 75 liraya, öğretmen ve yaşlılar için de 80 liradan 90 liraya çıkartıldı.

En yüksek zam ise şehir hatları, özel deniz motorları ve raylı sistemlerde 2 lira olan jeton fiyatlarına geldi. Jeton fiyatı yüzde 50′lik artışla 3 liraya çıktı. Kartal-Adalar arasında 3.5 lira olan fiyat ise değişmedi.

Adalar Şehir Hatları ve Özel Deniz Motorlarında 3 lira olan ilk biniş 3.5 liraya çıkarıldı. Aktarma ise 2.5 lira olarak belirlendi. Jeton fiyatı da 4 liradan 5 liraya çıktı.

DENİZ OTOBÜSLERİNE DE ZAM

UKOME, İDO deniz otobüsü tarifesindeki fiyatları da yeniden ayarladı. Buna göre Bostancı-Kabataş ve Bostancı-Bakırköy hattındaki ücret 4.75 liradan 5.20 liraya yükseldi. Aynı hatta jeton 7 liradan 7.5 liraya çıktı.

Kabataş-Adalar 6.5 liradan 7.10 liraya, Bostancı-Adalar da 3.90 liradan 4.25 liraya yükseltildi.

Sirkeci-Harem araba vapuru ücretleri otomobil için normal saatlerde 6.50 liradan 7 liraya çıktı. Doruk saatlerde 8.5 lira olan ücret ise değişmedi.
Kaynak: Hürriyet

Altın Petrol Dolar Yorumları Güncel

Petrolde bunu bir daha görebilecek miyiz?
Petrol fiyatlarında son aylarda yaşanan dalgalanmalar baş döndürüyor.

Uluslararası piyasalarda brent petrolün varil fiyatı 115 dolar seviyelerinde seyrederken, ham petrol 95
doların üzerinden işlem görüyor.

Tam sebebi ise belirsiz.

Kimileri ABD petrol stoklarındaki azalmayı neden gösteriyor, kimileri Ortadoğu’daki siyasi istikrarsızlık sorununu, kimileriyse bunlara spekülatif hareketlenme olarak bakıyor.

Petrol fiyatlarında yeniden 40–50 dolar seviyelerini görebilecek miyiz? Galiba hayır…

FAKİRE DÖRT KAT FATURA
Enerji sektöründe birkaç yıldır tekrar edilen “Ucuz enerji dönemi bitti” sloganının bugün haklı çıktığını görüyoruz. Uzmanlar, petrolün bu seviyelerine alışmamız gerektiğini vurguluyor. Yani üç haneli petrol fiyatları artık hayatımızın doğal bir parçası olacak gibi.

Ucuz enerji döneminin bitip bitmediği konusunda tartışmalar, rüzgar ve güneş gibi alternatif enerjilerin yarattığı umutla devam ederken, “ucuz petrol” için aynı şey pek geçerli değil.

Dünyanın en büyük enerji şirketlerinden Shell’in CEO’su Peter Voser, geçtiğimiz yıl bu dönemlerde yaptığı açıklamada, düşük maliyetli petrol ve doğalgaz döneminin sona yaklaştığını, kaynak bulmanın daha “karmaşık” hale geleceğini ve daha fazla para ile yatırım gerektireceğini söylemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı, geçtiğimiz yılki “Dünya Enerji Görünümü” raporunda, petrol ithalatçısı gelişmekte olan ülkelerin bugün varil başına 100 doları aşan fiyatlarla karşı karşıya olduğunu, birçok OECD ülkesinin, ekonomik gelişme açısından benzer evredeyken ortalama 22 dolar ödediğini hatırlatmıştı. Raporda, petrol ithal eden az gelişmiş ülkelerin faturalarının, on yılı biraz aşkın sürede dörde katlayarak, 2011’de yaklaşık 100 milyar dolara çıktığı vurgulanmıştı.

FİYAT TALEBİ KIRMIYOR
Ancak son yıllarda petrol fiyatlarında yaşanan artışın, tüketim miktarlarını pek de etkilediğini söyleyemeyiz. IMF’in bir raporuna göre, petrol fiyatlarındaki yüzde 10’luk artış, petrol talebini kısa vadede sadece yüzde 0.2 oranında düşürüyor.

Petrol fiyatlarında yaşanacak yüzde 10 oranında kalıcı bir artış ise yirmi yıllık süreçte petrol talebini sadece yüzde 0.7 azaltıyor. Son yıllarda Mısır ve Endonezya gibi bazı ülkeler net ihracatçıdan, net ithalatçılara döndüler. Çin ve Hindistan gibi yükselen piyasalardaki talep artışı ise petrol piyasalarını, geçtiğimiz yıl Libya örneğinde olduğu gibi geçici arz kesintilerine karşı savunmasız bırakıyor. Petrolün tüketim dağılımına bakıldığında da yarısından fazlasının ulaşım alanında tüketildiği görülüyor.

10 DOLAR= DÖRT MİLYAR DOLAR
Petrolde her 10 dolarlık artış, tükettiği doğalgazın yüzde 99’unu, petrolün de yüzde 90’ından fazlasını ithal eden Türkiye’nin yıllık ithalat faturasında 4 milyar dolarlık ek yük anlamına geliyor. Malum, elektriğimizin yarısını sağladığımız doğalgazın fiyatları petrole endeksli.

Petrol fiyatları, Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarını etkileyen iki faktörden de biri. Diğeri ise döviz kuru. Kimi zaman yurtdışında petrol fiyatları artmazken, döviz kurundaki artış nedeniyle fiyatlar yükseliyor, kimi zaman da döviz kuru düşerse, dünyada yaşanan artışların çok fazla etkisi olmuyor.

110 DOLARIN ÜSTÜ= 5 TL

Peki, pompa fiyatları psikolojik sınır olan 5 lirayı bulur mu, işte bunun yanıtı tamamen bu iki faktördeki gelişmelere bağlı. Konuştuğum akaryakıt şirketi temsilcileri, 105–108 dolar arası petrol fiyatlarının Türkiye’de 4,30–4,50 lira arasında pompa fiyatına karşılık geldiğini, 110 doların üstünden itibaren bu fiyatın 4,50 liranın üstüne çıktığını anlatıyor. Türkiye’de yıllık 2 milyon ton benzin, bunun iki katı kadar da oto LPG kullanılıyor. Dünya piyasalarındaki fiyat değişimleri, bizdeki pompa fiyatlarında birkaç gün içinde etkisini gösteriyor.

2012’nin ilk altı ayında benzin, motorin ve LPG otogaz tüketimi bir yıl öncesine göre yüzde 6 artarak, 12,1 milyon metreküp olarak gerçekleşti. Bu yakıtlar arasında yüzde 70’lik tüketim ile liderliği motorin götürüyor. Son dört yıldır düşüş yaşayan benzin tüketimi ise bu yılın ilk altı ayında da yüzde 5,9 oranında azaldı. Yani benzin piyasası artık akaryakıt piyasasının daha küçük bir kısmını oluşturuyor.

Tabii benzin ve LPG arasındaki vergilendirme farkının da tüketim eğilimlerinde önemli rolü var. Benzinin diğer akaryakıt türlerine göre daha fazla vergilendirmesi, fiyatının da daha pahalı olmasına neden oluyor. Örneğin, 95 oktan kurşunsuz benzinin bayi fiyatı vergisiz 1.87 lira iken, bu fiyat vergiyle 4.44 liraya çıkıyor. Petroldeki artışın hangi seviyede duracağının bilinmediğini söyleyen uzmanlar, vergi ve kâr marjlarında yapılacak fedakârlıkla vatandaşların rahatlatabileceğini vurguluyor.

ULAŞIM YÖNTEMLERİNDE DEĞİŞİM

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, son dönemde sık sık Twitter üzerinden akaryakıt fiyatlarıyla ilgili açıklamalar yapıyor. Bunlardan bir tanesi şöyle: “Petrol fiyatlarına bakarsan, fazla bir açıklamaya gerek olmadığı görülür… 2002: $25, 2012: $115, yani 4.5 kat artmış.”

Şimşek, daha önce Hürriyet.com.tr’ye verdiği bir röportajda da “Yüksek akaryakıt fiyatları karşısında vatandaşa ne tavsiye edersiniz” sorusuna, “Herkes kendi bütçesine göre bu değerlendirmeyi yapacaktır. Ama ideal olanı toplu taşım kullanmak” yanıtını vermişti.

Petrol fiyatlarının sürekli yüksek seyretmesi sonucunda ulaşım yöntemlerinde bir değişim yaşanması da bekleniyor. Zaten dünyada petrol ve doğalgaz fiyatları ne zaman artmaya başlasa, alternatif enerji kaynakları ön plana çıkıyor. Elektrikli arabalar, doğalgazla çalışan kamyonların ileride daha çok karşımıza çıkacağı aşikâr. Dev şirketler, bugün petrole alternatif yakıtları daha ekonomik hale getirmek için önemli Ar-Ge çalışmaları yapıyor.

Buna karşın, kısa vadede alternatif enerji türlerinin, petrolün tahtını sarsabileceğini hiç düşünmüyorum. Alternatif enerjiyle çalışan araçlar hala daha maliyetli ve performansları daha düşük. Bu tür araçları tüm dünyada daha ucuz ve verimli hale getirmek de biraz daha zaman alacağa benziyor.

Hürriyet- Merve Erdil

Babacan`dan bankalara `altın` destek

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) bankalara altın satma yetkisi vereceği çalışmaya destek verdi.

Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde bu yıl 2’ncisi düzenlenen Çin-Avrasya EXPO’suna katılan
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) bankalara altın satma yetkisi vereceği çalışmaya destek verdi.

ALTIN FİYATLARINDAKİ ANLIK DURUM İÇİN TIKLAYIN...

Tarafların gerekli görüşmeleri yapması gerektiğine dikkati çeken Babacan, yastık altındaki altın tasarruflarının ekonomiye kazandırılmasını fikir olarak desteklediklerini vurguladı.

Taraflar istişare etsin

Babacan, Türkiye’de yastık altı diye tabir edilen altın tasarruflarının oldukça yüksek miktarlarda olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Bu miktarı tahmin edebiliyoruz ancak bilemiyoruz. Türkiye’nin cari açığı var. Bu nedenle eldeki döviz ve altın rezervinin ne kadar olduğunun ortaya konması ve bunun güvenilir bir şekilde rapor edilebilmesi de son derece önemli. Hadiseye genel olarak bakıldığında ‘yastık altındaki altının’ ekonomiye ve sistemin içerisine girmesini fikir olarak destekliyoruz. Bunun şekli ve yöntemleri ilgili taraflarla istişare halinde belirlenip düzenlenmeli.”

Kayıt altına alınır

Babacan, Merkez Bankası, BDDK, Hazine Müsteşarlığı, bankalar ve kuyumculuk sektörünün birlikte çalışarak, mümkün olduğunca kusurları giderilmiş ve şu anki sıkıntıları çözen yöntemler bulunabileceğine inandığını belirterek, daha önce hem Bankalar Birliği’nden hem de kuyumculuk sektöründen çalışmalar istediklerini, bu minvalde bazı fikir ve önerilerin kendilerine ulaştığını ve değerlendirildiğini aktardı. Babacan, buradaki amacın, kayıt altında olmayan “yastık altındaki altın tasarruflarının” ekonomiye kazandırılması olduğunu söyledi.

Büyüme hedefinde sapma az olur

BU yıl Orta Vadeli Program için hazırladıkları konjonktürün geçen yıla göre daha olumsuz olduğunu belirten Babacan, “Buna rağmen Türkiye’nin yüzde 4’lük büyüme hedefini değiştirmedik. Büyüme, belki bu hedefin bir miktar altında olabilir ancak hedefi değiştirecek kadar büyük bir sapma beklemiyoruz” dedi.

Hisse senedi olanlar DİKKAT!

Kritik Eylül başlarken piyasa uzmanlarından da uyarılar geliyor. Piyasaların kritik kavşakta olduğunu yazan raporlarda stresin arttığı kaydedildi.


Hisse senedi piyasaları için en kötü ay olan Eylül’ün ilk haftasına girdik. Hacimsiz geçen Ağustos’tan
sonra yeni haberlere ve beklentilere aç olan piyasalarda Eylül için önemli uyarılar dikkat çekiyor.

Piyasa uzmanları raporlarında eylül için alarm verdi. Bank of America Merrill Lynch geçtiğimiz hafta yayınladığı raporuna ‘Kod kırmızı’ başlığını koyarken, gelebilecek satış için uyarıda bulundu.

Bir diğer rapor ise Morgan Stanley stratejisti Adam Parker’dan geldi. Parker, piyasaları yukarı çekecek sadece iki nokta kaldığını belirtti.

Nomura ise riskleri azaltma zamanı olduğunu belirtti.

JP Morgan stratejistlerinden Jan Loeys ise Eylül ayında piyasaların güçlü kalabileceğini belirtirken müşterilere gönderdiği notta uzun vadeli yatırımlara yoğunlaşılması gerektiğini belirtirken, risklerin arttığına dikkat çekti.

JP Morgan raporunda ekonomik dataların kötüye gittiğine dikkat çekilirken ekonomilerin deflasyon ile karşı karşıya olduğu belirtildi. Büyüme kaygılarının önem çıktığı raporlarda piyasaların kritik dönemçte olduğuna vurgu yapıldı.



Altın fiyatları, döviz fiyatları, dolar, euro, sterlin, canlı borsa, hisse senetleri, hisse fiyatları, dünya borsaları, en çok artan hisseler, en çok azalan hisseler, uzman görüşleri, banka faizleri, VOB, teknik analiz, KAP haberleri

http://www.bigpara.com/haber-detay/gundem/hisse-senedi-olanlar-dikkat/828187/

2 Eylül 2012 Pazar

Çanakkale'de Arsa Fiyatları Rekor Kırıyor

Türkiye'nin önemli projeleri arasında yer alan Çanakkale Köprü Projesi, bölgeyi hareketlendirdi. Bölgede arsa fiyatları 3 katına çıktı.
Çanakkale Köprü Projesi, köprünün kurulması beklenen Gelibolu ve Lapseki bölgesindeki köylerde
arsa fiyatlarını 3 katına çıkarttı. 25 yıldır gündemde olan proje nedeniyle denize sıfır arsa fiyatları ise 5 kat artarak dönümü 50 bin TL'ye kadar çıktı.

Toplam 2 bin 800 metre olması beklenen köprü, yapımı tamamlandığında dünyanın en uzun 4'üncü asma köprüsü unvanını da kazanacak. Daha önceden Sarıçay-Kilitbahir güzergahına yapılacağı yönünde bilgilerin olduğu köprü güzergahının Gelibolu Sütlüce Mevkii ile Lapseki Şekerkaya mevkii arasında olması bekleniyor. Köprü projesinin en şanslı köyü Suluca olarak gözüküyor. Deniz kenarındaki köyde arsa sahiplerinin büyük beklentileri bulunuyor.

1877-78 Osmanlı-Rus savaşı zamanında kurulan 100 haneli köyde 5 bin dönüm tarım arazisi bulunuyor. Köprünün kurulması ile kalkınmayı bekleyen Gökköy ise Çanakkale Boğazı'na en hakim tepelerden birisine kurulu durumda. Manzarası için tercih edilen köyde ise dönümü 7-8 bin TL'den satılan arazi fiyatlarının 20 bin TL'ye kadar yükseldiği belirtiliyor.

FİYATLAR ÇOK DALGALI

Çanakkale Emlakçılar Derneği Başkanı Lütfü Dara, köprü projesi nedeniyle bölgedeki arsa fiyatlarında bir dalgalanma olduğunu ve fiyatların rayına oturduğunu belirterek, "İster istemez köprünün adının geçmesi bile fiyatları etkiledi. Köprünün ayaklarının denize sıfır bir köy olan Suluca'da olacağı beklentisi, köyde dönümü 20 bin TL'ye satılan arsaları 50-60 bin TL'ye çıkarttı. Bu bölge sebzecilik ve meyvecilikle geçimini sağlıyor.

Ürünü para etmeyen köylü arsalarını satışa çıkarttı, bekliyor. Köylünün satacağı arsalara özellikle İstanbul'dan gelip soran çok var ama satılan arsa sayısı oldukça az. Aslına bakarsanız köprü konusunda bir inandırıcılık sıkıntısı var. İstanbul'a bile 3'üncü köprü yapılması gündemde ve adımlar atılıyor. Burada ise henüz net bir şey yok" açıklamasını yaptı.