Günlük Döviz Altın Borsa Verileri Online izle

Günlük Döviz Altın Borsa Verileri Online izle

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.

Anlık döviz ve altın (ons) grafikleri TIKLAYINIZ

Anlık döviz ve altın (ons) grafikleri TIKLAYINIZ

11 Eylül 2012 Salı

Swap (takas) sözleşmesi nedir?

Swap (takas) sözleşmesi nedir?
Önceden belirlenmiş bir formüle ve vadelere göre, iki veya daha fazla taraf arasında gerçekleşecek olan nakit akısının mübadelesini saglayan, özel olarak hazırlanmıs sözleşmelere denir. Borçlanma senetlerine ve dövize dayalı swap sözleşmeleri yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Genelde bir swap sözleşmesine taraf olanların (counterparty) gerçekleştirdigi nakit akısları, sözleşmeye konu olan
borçlanma senetlerinin veya dövizin degişen değerine dayandırılır. Örnek olarak faize dayalı bir swap sözleşmesini ele alabiliriz. A bankasının B bankasına önümüzdeki 5 yıl boyunca her sene toplam 1 milyon dolarlık bir borç üzerinden sözleşmede belirlenmis sabit bir faiz ödeme yükümlülügüne girmesi ve buna karsılık B bankasının da A bankasına aynı ödeme vadelerinde yine 1 milyon dolar üzerinden fakat değişken faizli bir ödeme yapmayı kabul etmesi, değişken faizin sabit faiz ile değistirilmesi (swap edilmesi) şeklinde gösterilebilir.
Kaynak: http://vob.org.tr/VOBPortalTur/detailsPage.aspx?tabid=604

Altın Yorumu / Egemen Menkul (12.09.2012)

Altın – Gümüş – Petrol

Emtia fiyatlarına, mahkeme haberi ve not indirilebileceği haberlerinin etkisiyle zayıflayan ABD Dolarının katkısı büyük oldu. Özellikle favori ikilimiz olan altın ve gümüş fiyatlarını önemli direnç seviyelerimize yaklaştıran haberlerin ardından gözler bugün Alman anayasa mahkemesine ve yarınki
FED toplantısına çevrilmiş olacak. Açıkçası, ESM ile ilgili olumsuz bir haber piyasalarda hiç fiyatlanmadı, bunun yanında yarın TSİ 21:00 ‘de açıklanacak faiz toplantısı sonucunun ardından yapılacak açıklamalarda QE3 mesajının verilmemesi durumu da hiç fiyatlanmadı..! Her iki haberin de olumlu sonuçlandığını kabul edersek bunlar zaten fiyatlara büyük oranda yansımış durumda, ancak, ya olumsuz sonuçlanırsa? Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Reuters ‘in yaptığı ankete göre QE3 açıklanması olasılığı %60..!

Borsa Yorumu / Egemen Menkul (12.09.2012)

Piyasalar için kritik iki gün başladı. Önceki gün çıkan söylentilerle fiyatlar üzerinde hafif de olsa stres oluşturan ESM kararının erteleneceği söylentisi dün Alman Anayasa Mahkemesi tarafından yalanlandı. Bugün TSİ 11:00 ‘de açıklanacak olan kararın “onay” şeklinde çıkacağından neredeyse herkes emin. Ters yönde bir karar çıkmaması durumunda çok belirgin bir etkisi olmayacaktır çünkü,
pozitif beklentinin fiyatlara yansıdığını düşünüyoruz. Yazımızın başında da söylediğimiz gibi bugün ve yarın piyasalar için ciddi öneme sahip. Diğer önemli konu ise ABD merkez bankası FED ‘in faiz toplantısı. Yarın akşam açıklanacak kararın ardından Bernanke ‘nin yapacağı açıklamalar önemli olacaktır. Çünkü piyasalar QE3 ile ilgili net bir tarih veya mesaj bekliyor. Fakat, Reuters ‘in yaptığı son ankete göre Bernanke ‘nin yarın QE3 ile ilgili net bir mesaj vermesi olasılığı %60 olarak sonuçlandı. Dün, Alman anayasa mahkemesinin kararın bugün açıklanacağını söylemesiyle tekrar toparlanmaya geçen para piyasalarına diğer bir doping de Moody ‘s ‘ten geldi. Moody ‘s ‘e göre ABD bütçe görüşmelerinde başarılı olamazsa notu indirilebilir. Bütçe görüşmelerinde başarı, ancak ve ancak bütçe kısıtlamalarıyla mümkün olacağından daha derin bir Resesyon ve not indirimi kavramlarını daha çok duyacağız. Not indirileceği açıklamasının ardından değer kaybeden ABD doları piyasalara destek olmayı sürdürüyor.
İMKB Yorum

İMKB endeksi dün çok dar bir bantta hareket ederek günü 68.105 puandan tamamladı. Bugünkü işlemlere yatay ve belki hafif alışlarla başlayabileceğini ve iki gündür süren çok net daralmanın bugün aşağı veya yukarı yönde kırılabileceğini düşünüyoruz. Ödemeler dengesindeki iyileşme yani cari açıktaki daralma devam ediyor. 3.86milyar$ ile beklentilerin altında kalan ve son 11 ayın en düşük seviyesine gerileyen cari açık verisi bile endeks üzerinde yön belirleyici bir etkiye sahip olamadı. Tamamen yurtdışındaki iki önemli gelişmeye odaklandığını gördüğümüz endekste teknik olarak kısa vadeli yorulmalar olduğunu düşünüyoruz.

Destek: 67.500-67.250-67.050
Direnç: 68.250-68.400-68.900

Altın tırmanıyor nereye kadar peki?

Fed'in politika kararını açıklamasına günler kala altın, tırmanışa devam, diyor
Altın tırmanıyor

Fed'in politika kararını açıklamasına günler kala altın, dünkü kar satışlarının ardından yükselişini sürdürüyor. Paladyum 2008'den beri en iyi performansına hazırlanıyor.


Spot altının onsu Singapur'da yerel saatle 12.18'de 1,731.47 dolardan işlem görmeden önce yüzde 0.4 artışla 1,732.60 dolardan alıcı buldu. Ek teşvik spekülasyonları ile altının onsu 29 şubat tarihinden beri en yüksek seviye olan 7 eylül cuma günü 1,741.70 doları gördü. Bloomberg veri tabanına göre ETF'deki altın varlıkları 2,480.428 ton ile rekor kırdı.

ABD'de işszilik oranının 43 aydır yüzde 8'in üstünde olması sebebiyle Federal Rezerv'in 12 - 13 eylül tarihlerinde gerçekleştireceği Federal Açık Piyasa Komitesi toplantısından ek adımlar atması bekleniyor. Başkan Ben S. Bernanke, geçtiğimz ayki toplantıda daha düşük işsizlik için gerekli olduğu takdirde kısaca QE3 diye anılan parasal genişlemeye üçüncü bir tur gidilebileceğini açıklamıştı. Fed'in 2.3 trilyon dolar tahvil satın alarak iki tur parasal genişlemeye gittiği aralık 2008 - haziran 2011 döneminde altın neredeyse değerini ikiye katlamıştı.



Kaynak:bloomberght.com

Altın fiyatları düşer mi yükselir mi?

Altın, Fed’in ilave teşvik açıklayacağı söylentisinin metale olan talebi arttırmasının ardından son 4 seansta 3. kez yükselerek 1732 dolar oldu.

Yarın başlayacak Federal Açık Piyasa Komitesi 2 gün boyunca devam edecek ve Fed yetkililerini,
politikalarını gözden geçirmek için bir araya getirecek. Başkan Ben S. Bernanke, geçtiğimiz ay yaptığı konuşmada işsizliği düşürmek için parasal genişlemenin 3. turuna gidilebileceğine işaret etti.

Chicago merkezli Archer Financial Services piyasa stratejisti Adam Klopfenstein, “Önümüzdeki 48 saatte gelişecek olayların beklentileriyle daha çok insan altına yöneliyor” dedi. Klopfenstein, piyasanın 3. tur parasal genişlemeyi şimdiden fiyatlandırmaya başladığını ve Avrupa üzerindeki belirsizliğin de altına yardım ettiğini ifade etti.

Altın fiyatları FED Başkanı Ben Bernanke’nin yarın yapacağı toplantıdan parasal genişleme beklentisine odaklandı.

QE3 gelmezse altında sert satış mı olacak, alım fırsatı olarak mı değerlendirilmeli?

CNBC-e kanalına altın fiyatları hakkında değerlendirmede bulunan Garanti Bankası Altın ve Para Piyasası Uzmanı Alper Kalyoncu, ” Altını şu anda parasal genişlemeyi fiyatlıyor. Fed parasal genişlemeyi aralık ayına bırakırsa fiyatlar biraz geriler. Stratejiler altın fiyatlarının yukarı gideceğini gösteriyor. ” dedi.
Credit Suisse altın fiyatları tahminini 1850 dolara yükseltti

Credit Suisse, teknik açıdan önemli seviyeleri yukarı yönlü kıran spot altın için 3 ve 12 aylık tahminlerini yükseltti.

Credit Suisse, 1700 ve 1720 dolar/ons dirençlerini kıran spot altın için 3 aylık tahminini 1650 dolar/ons seviyesinden 1775 dolar/ons’a, 12 aylık tahminini 1620 dolar/ons’tan 1850 dolar/ons seviyesine çıkardı.
UBS altın fiyatı tahminini 1800 dolara yükseltti

Dünyanın en büyük ekonomilerinde kötü gelen veriler, parasal genişleme beklentilerinin artmasına neden olarak altındaki yükselişin süreceği öngörülerinin artmasına neden oluyor.

UBS, FED’den gelecek parasal genişleme beklentileri nedeniyle Altın için bir aylık fiyat tahminini 1,700 dolar/ons’tan 1,800 dolar/ons’a çıkardı.
Mehmet Ali Yıldırımtürk: Altın fiyatlar geri gelebilir

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk “Ekim ortalarından sonra altının yavaş yavaş gerilemesini bekliyoruz. Şu anki yükselişin fiziki talepten kaynaklanmadığını düşünüyoruz” dedi . Global yükselişe rağmen iç piyasada 24 ayar gram altının 100 TL direncini kıramadığını kaydeden Yıldırımtürk, “Cumhuriyet Altını’nın fiyatının da 700 lira seviyesini aşmayacağını bekliyoruz. Piyasada şu anda Cumhuriyet Altını’ndan çok gram altına talep var. Kilogram bazında da, dış piyasada olan 55 bin 550 dolar olan altının kilosu Türkiye’de 55 bin 400 dolardan işlem görüyor. Bu 150 dolarlık fark talep eksikliğinden kaynaklanıyor” dedi.
Özcan Halaç: Uzun vadede yükseliş olabilir

İstanbul Altın Rafinerisi Başkanı Özcan Halaç, ABD seçimlerinin önümüzdeki dönemde altının yükselişinde etkili olacağını belirterek, şunları söyledi: “Seçimin ardından ABD’nin İran politikası önemli olacak. Ayrıca dünyada merkez bankaları para basmaya devam ettikçe de altındaki yükseliş sürecek.

İç piyasada ise, global gelişmelere paralel bir seyir bekleniyor. Türkiye’de fiyatlar ani iniş-çıkışlarda biraz geriden gelebilir. Ancak uzun vadede yükselişin sürekli olacağını düşünüyoruz.”
Altın fiyatları yükselecek mi? Güncel altın fiyatları yorumları 11.09.2012
Destek FX

Çin Avrupa ve ABD merkez bankalarının genişlemeci politika söylemleri Altın’da güçlü alımlara neden oldu. Sabah saatlerinde 1730 seviyelerden işlem gören sarı emtia’da alıcılar hala güçlerini koruyorlar. Yükselişlerde 1740 – 1750 dirençleri gün içinde görülmek istenebilir. Geri çekilmelerde ise 1725 güçlü bir destek seviyesi olarak karşımıza çıkacaktır. 1725 desteği kırılması halinde satışlar artabilir ve 1710 – 1704 destekleri hedef haline gelebilir.
FinanOnline – Okan Aybar

Altın direncinden dönse de destekleri tutar

Dünyanın geneline yayılmış bir güvenli liman ihtiyacı belirmişken fonların gelecekle ilgi olumlu beklenti içinde olmaması bu durumun varlığını sürdürmesine ve sonuç olarak da altının da yükselmesine neden oluyor. Güvenli liman ihtiyacının artmasının ardındaki asıl ekonomik neden enflasyon beklentilerinin dünyada reel gelirlerin azalmasına neden olabileceğinden kaynaklanıyor. Reel gelirlerin azalması ekonomik daralmaya ve bunun da bütçe açığı veren ülkelerin durumlarının iyileşemeyebilecek olması altın alan fonların altına talep göstermesine neden oluyor. Bu durum kısa vadede doların olası yükselişiyle tersine dönebilir ama dönse de altındaki düşüşler kritik desteklerin kırılmasına neden olmayacaktır. Bu nedenle kısa vadede dolar ve dolar faizlerinin olası yükselişine ve mal fiyatlarının da gerileyebilecek olmasına bağlı olarak altının az bir miktar gerileyebileceğini düşünüyorum ama dediğim gibi ilk destek seviyesinden altın yeniden yükselecektir.

Günlük Strateji: 1748’in üzeri kırılmadığı sürece, 1745 seviyesinden 1699 Dolar hedefiyle satış yapmak üzere beklenebilir.
Alper Kalyoncu: Altın fiyatlarında yukarı yönlü bir trend var

Garanti Bankası Altın ve Para Piyasası Uzmanı Alper Kalyoncu,“Altının ons fiyatının yıl sonuna kadar 1.700-1.750 dolar seviyesine çıkması bekleniyor. Altın fiyatlarında yukarı yönlü bir trend var. Aşağı yönlü bir düşüş pek beklenmiyor”

Kalyoncu ayrıca, “Petrol fiyatları da yükseliyor, bu da altındaki fiyat artışını destekliyor. Özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke’nin parasal genişleme sinyallerini vermesi, tarih vermese de yakın bir zamanda yapılabileceği yönünde yorumlanan konuşması da altın fiyatlarına destek veriyor. Yıl sonuna kadar 1.700-1.750 dolar seviyesine kadar altın onsunun çıkması bekleniyor. Altın fiyatlarında yukarı yönlü bir trend var. Aşağı yönlü bir düşüş pek beklenmiyor. 1.600 dolar seviyelerinde bir destek noktasını buldu. Daha aşağıya gitmediği görüldü ve daha aşağıya gideceğini öngörmüyoruz.” belirtti.
JPMORGAN, ALTIN FİYATLARINDA 1.800 DOLAR BEKLİYOR

JPMorgan, ABD’de reel faiz oranının negatif olması, Avrupa’daki riskler ve OrtaDoğu’daki istikrarsızlık nedeniyle altın fiyatında yukarı hareketin devam etmesinin beklendiğini bildirdi. JPMorgan, spot altın fiyatının yıl sonuna kadar 1.800 Dolar/ons seviyesine doğru hareket etmesini beklediğini belirtti.

Goldman Sachs emtia araştırmaları birimi başkanı Jeffrey Currie de 2012 yıl sonu için altın fiyatını 1840 Dolar/ons olarak tahmin etti.
Altın fiyatları düşer mi?

Analistlere göre, ECB hamleleri hayal kırıklığı yaratırsa altında yaşanan son rallinin uzun sürmesi olası değil.

CEF Holdings CEO´su Warren Gilman, Batı´daki politika yapıcılarının hamlelerine dair netlik olmadığından rallinin adil olmadığını düşünüyor.

CNBC’ye konuşan Gilman, “Daha fazla konuşma ve çok az somut hamle bekliyorum. Avrupa´nın çözüm bulmadığı ve çözümün yakın olmadığı görülürse altında düşüş bu hafta da başlayabilir.” dedi.

Compass Markets CEO’su Andrew Su, altında dramatik bir düşüş yaşanabileceğini, ECB’nin tahvil alım programına dair belirleyici bir plan açıklamayacağını düşünüyor. Barclays baş teknik analisti Dhiren Sarin, 1700 seviyesindeki psikolojik engel sebebiyle altın fiyatlarında gelecek günlerde bir geri çekilme olabileceğini, fakat daha sonra yükselişin olacağını belirtti.
Altın fiyatları neden yükseldi?

Bankalarda milyon dolarların döndüğü seans odalarından, küçük yatırımcı’nın oturma odasının son haftalardaki ortak konusuna dönecek olursak, her kesimin yanıtını merak ettiği soru şu:

İşlemciler biraz daha derinlikli bir soruyla, analitik bir yanıtın peşinde:

Altının ons fiyatı 1.900′lerden, dünyadaki ekonomik ve siyasi riskler devam ettiği halde nedne hızlı bir şekilde 1.500′lere geriledi? Ve şimdi niye aynı risklerde pek de olağanüstü bir değişim, eksilme ya da artma yaşanmamışken neden yükselmeye başladı?

Yatılanması gerçekten zor sorular. Fakat diğer yandan da altın durduğu yerde durmuyor ve sürekli bir hareket halinde. Bu nedenle her kesimin kafasındaki soruları karşılayacak yanıtlar bulabilmek için hem dünyanın izlediği bir yatırım uzmanı olan Jim Rogers’la, hem son yıllarda ortaya çıkardıkları altın fonları ile yatırımcı sayılarını hızla artıran bankacılık çevreleri ile ve hem de Türkiye altın piyasasının gerçek anlamda nabzının attığı Kapalıçarşı’nın kurt kuyumcularıyla konuştuk.

Öncelikle altının neden yükseldiğine ilişkin gelen yanıtlardan çıkar ortak kanı şu: ABD’de Avrupa’yı, hatta krizde küresel büyümenin lokomotifi olarak görülen Çin’e kadar gelişmiş ülkelerde ekonomik büyüme beklendiği gibi gitmiyor. Ekonomileri canlandırma misyonunu merkez bankaları üstlenmiş bulunuyor. Bunun için uygulanması olası yeni destek programları piyasalarda tedirginlik yaratıyor.
Riskli bir dönem

Yatırımcı bu dönemi riskli buluyor ve işte tam da böylesi dönemlerde gidip demir attığı havuzu yükselişe geçiyor. Üstelik daha bu destek paketlerinin ne olacağı açıklanmadı bile. Yatırım uzmanları Amerika ve Avrupa Merkez Bankaları FED ve ECB’nin uzun süredir sinyalini verdiği yeni teşvik programının ayrıntılarını açıklaması halinde altın fiyatlarındaki yükselişin hızlanmasını bekliyor.

Ancak bu yükseliş geçen yılki gibi tarihi 1.920 ons/dolar zirvelerine kadar gider mi, yoksa yılbaşından bu yana her çıkışta görülen geri çekilmeler mi yaşanır? Yukarıda görüşünü aktardığımız Jim Rogers gibi düşünenlerde var piyasada.

Fakat tam tersi altının oldukça primli olduğunu (yüzde 50) bu balonun kısa vadede biraz daha şişebileceğini ama uzun vadeli bir yatırım aracı olarak altına yönelenlerin hüsran yaşayacağını düşünenler de…
Altın fiyatları nereye kadar çıkar?

Bu süreçte özellikle yatırım amaçlı altına talebin arttığı görülüyor. Ayrıca altın borsası yatırım fonlarına girişlerin de belirgin bir şekilde artması dikkat çekiyor.

Peki altın, aylardır gidip geldiği 1.530 – 1.640 dolar bandına mı geri dönecek, yoksa bu yükselişin arkası gelecek mi? Yükseliş nereye kadar sürer, gerekçeleri neler? Her çıkışın bir inişi var mı?

Başta söyleyelim; ekonomistler, son üç yıldır uygulanan parasal genişlemelerin, ilk turdaki genişlemeden daha az etki gösterdiğinde hemfikir bir tablo çiziyor. Analistler genel olarak, altının kısa vadeli kâr satışlarına karşın uzun vadede yükseliş trendini korduğu yönünde görüş bildiriyor.

Temkinli analizler, altının onsu için 1.680 – 1.690 dolar bandında kâr satışlarının oluşmasının güçlü olduğunu ortaya koyarken, olası kâr realizasyonlarından teknik olarak 1.635 – 1.615 ve 1.590 seviyelerinin destek noktaları olarak gösteriyor. Yükselişlerde ise teknik gösterler 1.667 dolarda ciddi bir direnç olacağı bekleniyor. Bu direnç aşılamazsa fiyatlar 1.646 dolara doğru da yaklaşabilir.
“Kısa vade için alınabilir. Uzun vade için uzak durulmalı”

AFA BORAN / Amwal Katar Genel Müdür Yardımcısı

“Altını bir yatırım aracından öte spekülatif paranın değerini koruma amacı olarak görüyorum. Çünkü altın ne hisse senedi ne de bono gibi temettüsü ya da kuponu olan bir yatırım aracı değil. Ne de demir çelik gibi kullanım ihtiyacı olan bir emtia. Yatırım açısından asıl varoluş sebebi arzının nispeten sınırlı oluşu ve merkez bankalarının para basıp paranın değerini düşürdükleri bir dönemde, değerini koruyacak bir varlık olması. Bunu iyi anlamak, bence değerini doğru belirlemek açısından çok önemli.

Zaten altının geçmiş 50 yıllık tendine de bakarsanız genelde para arzının arttığı ve enflasyonun yüksek olduğu dönemde (yani paranın değerini yitirdiği dönemlerde) daha çok rağbet aldığını görebilirsiniz. Ve haliyle sıralar altın fiyatları zirvede. Bu bahsettiğim şekilde bakınca uzun vadede olması gereken seviyeye kıyasla yaklaşık yüzde 50 civarı primli olduğunu görüyorum. Bu tespit bilhassa uzun vadeli bakış açısından önemli. Yarın olmasa da bir gün bu balon sönecektir. Kısa vadede parasal genişleme devma ettiği için belki (önümüzdeki 1-2 yılda) daha da primli olabilir.

Fakat uzun vadede yatırım olarak kesinlikle uzak durulması gerekir. Kısa vadeli spekülatif bir tahminde bulunacak olursam ekonomiler kötü gittiği sürece altın da iyi gidecektir.

Daha uzun vadede ekonomilerin kalıcı şekilde düzeldiği ve parasal genişlemenin geri çekilmesi konuşulmaya başlandığında ise altından kaçmak lazım. Uzun vadede ilk etapta 1.400, daha sonra 1.200 dolarlı seviyeleri daha makul bir seviye olarak görüyorum.”

Kıvanç ÖZVARDAR / Ekonomist

Kaynak: http://www.patronturk.com/altin-fiyatlari-daha-yukselir-miC

Türkiye’de nerelerde petrol var?

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, 106 yıl önce Sultan II. Abdülhamid’in hazırlattığı petrol haritasının peşine düştü. Sultan’ın petrol haritası gerçek mi? Türkiye bir petrol denizi üzerinde mi?  Çalışmanın talimatını veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız merak edilen soruları cevapladı.

İkinci Abdülhamit ‘in 106 yıl önce hazırlattığı harita gerçek mi?
“Bakanlık koltuğuna oturduğumda en çok merak ettiğim şeylerden biri de ikinci Abdülhamit’in petrol haritalarıydı. Musul ve Bağdat’ı içine alan daire içerisinde yaptırılan belli bilimselliği olan bir harita. Bugün bilinen sahaların pek çoğu bu haritada görülüyor. 100 yıl önce hazırlanan bu harita geçerliliğini koruyor. Bu harita şu anda Batman ve Adıyaman gibi petrol aradığımız yerleri de içeriyor.”
Güneydoğu’da yüksek rezervli petrol bulunduğu, Türkler kullanmasın diye betonlandığı iddiasına ne diyeceksiniz?
Son 10 yılda petrol arama faaliyetlerimizi 13 katına bütçeyi de yıllık 1.1 milyar dolara çıkardık. Bu sözün efsanevi tarafları var. Petrol kuyucularının çevrelerinin korunmak amacıyla kapatılması kanuni bir zorunluluktu. Petrol fiyatı artınca da kuyular açılabilir. Buna yabancılar Türkler kullanmasın diye kapattı demek doğru değil.
Habertürk

Kaynak: http://www.patronturk.com/turkiyede-nerelerde-petrol-var

Passat, Türkiye'de yüzde 40 ucuza mal edilebilecek

Eğer Volkswagen Türkiye’de yatırıma ikna olursa, model olarak Passat’ı üretim için seçerse ve içine koyacağı motorla birlikte yurtdışında ürettiğinden yüzde 40’ı ucuza mal ederse büyük teşvikten yararlanabilecek. Aynı şekilde BMW de Türkiye’de motoruyla birlikte 3 veya 5 Serisi üretirse büyük destek alabilecek. Hükümetin yeni teşvik paketiyle amacı mevcut yatırımlar yerine katma değer
yaratacak yeni marka ve modelleri Türkiye’ye çekmek. Mevcut yatırımların tepkisini çeken bu strateji biraz zor gözüküyor ama bekleyip göreceğiz.

HAZİRAN ayında Resmi Gazete’de yayınlanıp yürürlüğe giren ‘yeni teşvik paketi’ 3 ay sonra otomotiv sektörünü karıştırdı. ‘Niye 3 ay sonra’ diye sorabilirsiniz. Sebebi açık, tüm firmalar danışmanlarıyla birlikte yasanın tüm maddelerini tek tek inceleyip, tabiri caizse ‘hatmetti’. Elde ettikleri sonuçları da basınla paylaşmaya başlayınca, iş patladı.

Pazartesi günü ‘Teşvik şoku’ başlığıyla yazdığım analiz yazı sonrası, sektörde ve hükümette iki farklı cephe oluştu. Birinci cephe hiçbir otomotiv sektörünün büyük teşviklerden yararlanamadığını öne sürerken, hükümet ve bazı otomotiv şirketleri ise bu teşviğin mevcut yatırımlar dışında yeni ve katma değeri yüksek yatırımları çekmek için düzenlendiği yorumlarını yaptı.

Niye bu kadar çok tartışıldı

Peki bu teşvikler niye bu kadar çok tartışılıyor, firmalara ne imkanlar sunuyor. Yeni teşvik paketinde eğer ‘Stratejik yatırımlar’ kapsamına girilirse devletten çok büyük destek alma imkanı bulunuyor. Örneğin 1 milyar dolarlık yatırım yapacaksınız, kaba bir ifadeyle neredeyse yarıya yakınını teşvik olarak geri alma şansı var. Yani vergi indirimi, arsa tahsisi, sigorta indirimi, KDV istisnası gibi bir çok büyük destek var ve bu destekler için bölge gözetilmiyor. Bunun için de otomotiv firmaları için bu teşvik paketi çok büyük önem yaşıyor.

Kimler yararlanamıyor

Ama ‘Stratejik yatırımlar’ kapmasına giren bu teşvikten yararlanmak için hükümetin çok önemli talepleri var. Öncelikli olarak Türkiye’de yatırım yapacağınız modelin yer aldığı sınıftaki toplam araç üretiminin ithalattan az olması gerekiyor.

Zafer Çağlayan-Merkez arasındaki tartışma alevlendi

Peki bu ne demek?

Bugün Türkiye’de ağırlıklı olarak küçük, orta ve hafif ticari araç sınıfında üretim yapılıyor. Eğer siz bu sınıflardan birinde yer alan bir model üretecekseniz otomatik olarak bu teşvikten yararlanamıyorsunuz. Yani Oyak Renault, 200 milyon Euro’luk yatırımla Clio 4’ü Türkiye’de üretmeye başladı. Bu model küçük sınıfta yer alıyor. Türkiye’de küçük sınıfta üretilen toplam araç sayı ithal edilenden fazla olduğu için Oyak Renault bu teşvikten yararlanamıyor. Motorunu üretse bile...

Bir başka örnek ise Ford Otosan’da. Bu şirket 205 milyon Euro’ya yeni bir fabrika kurarak, ilk kez küçük hafif ticari araç sınıfından bir model üretecek. Ancak Türkiye’de bu sınıfta üretim ithalattan fazla olduğu için ‘Stratejik yatırımlar’ kapsamına giremiyor. Aynı şekilde Toyota da yıl sonunda Türkiye’de üreteceği Corolla için C sınıfından üretim fazla olduğu için büyük teşvik alamıyor.

Minumum yüzde 40 katma değer

‘Stratejik Yatırımlar’ kapsamında talepler sadece bununla da sınırlı değil. Oldu da siz yukarıda bahsettiğim sınıfların dışında Türkiye’de bir model üretmeye kalktınız. Bu sizi ilk etapta ‘Stratejik Yatırımlar’ kapsamına sokuyor gibi gözükse de, ‘Bu modelde katma değerin en az yüzde 40 olması’ şartı bir anda sizi kapsam dışına itebiliyor. Bunun en güzel örneği de Hyundai Assan’da yaşanıyor.

Hyundai Assan, önümüzdeki yıl A, yani minik sınıfta yeni i10 yatırımı yapacak. Bu sınıftaki ithalat üretimden fazla olduğu için otomatik olarak ‘Stratejik yatırımlar’ kapsamına giriyor. Ama minumum yüzde 40’lık katma değer yaratamayacağı için bu teşvikten yararlanamıyor. Bu noktada Hyundai Assan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar, “Bu aracın motorunu da Türkiye’de üretirsek bu kapsama gireriz’ açıklamasını yapıyor.

Kaynağı herkese vermeyecekler

Sonuçta hükümet sözcüleri, otomotiv sektörüyle uzun müzakereler sonucunda bu teşvik paketinin hazırlandığını ve özellikle yüzde 40’lık katma değer sınırının da sektör temsilcileri tarafından hesaplandığını ve yasaya girdiğini belirtiyor. Buradaki amaç devletin kaynağını mevcut yatırımlar yerine yeni yatırım çekmek için kullanmakta yatıyor. Zaten Türkiye’deki firmaların belli bir kapasiteye ulaştığını ve yatırımlarını devam ettirdiğini ortaya koyarak, esas olanın katma değeri yüksek yeni ürünleri ve markaları Türkiye’ye çekmek olduğuna inanıyor. Buna katılırsınız katılmazsınız bu sizin değerlendirmeniz ama ortada büyük kaynağı her isteyene vermemek gibi bir kıstas var.

Sonuçta bugün eğer Volkswagen Türkiye’de yatırıma ikna olursa, model olarak Passat’ı üretim için seçerse ve içine koyacağı motorla birlikte Almanya’da yaptığından yüzde 40’ı ucuza mal ederse, bahsettiğimiz büyük teşvikten yararlanacak. Aynı şekilde BMW de Türkiye’de motoruyla birlikte 3 veya 5 Serisi üretirse büyük destek alabilecek. Mevcut yatırımların tepkisini çeken bu strateji biraz zor gözüküyor ama bekleyip göreceğiz.

Hürriyet