Günlük Döviz Altın Borsa Verileri Online izle

Günlük Döviz Altın Borsa Verileri Online izle

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.

Anlık döviz ve altın (ons) grafikleri TIKLAYINIZ

Anlık döviz ve altın (ons) grafikleri TIKLAYINIZ

2 Ekim 2012 Salı

Yeni bir parasal genişleme (QE4) mi geliyor?

Morgan Stanley’nin stratejisti Parker, QE3′ün yeterince güçlü olmadığını savunarak, yakın zamanda QE4‘ün devreye girebileceğini söyledi.
Fed’in 3. tur parasal genişleme programının yeni ilan edilmiş olmasına rağmen, 4. tur tahvil alım programına ihtiyaç duyulabileceği sözleri belirmeye başladı.

Morgan Stanley’nin baş AB hisse senedi stratejisti Adam Parker, QE3′ün hisse senedi fiyatlarını ciddi ölçüde yükseltecek kadar güçlü olmadığını savundu ve özellikle ekonomik ve şirket haberlerinin son haftalardaki gibi kötüleşmesi hâlinde Fed yıl sonuna kadar QE4′ü açıklarsa şaşırmayacaklarını söyledi.
Fed, QE3 kapsamında bankalardan her ay 40 milyar dolarlık mortgage tahvili satın alacak.
Mortgag tahvil alımlarındaki bu seviyenin, S&P 500`deki kazançları yalnızca 25 baz puan yükselteceğini öngören Parker, bu getiriyi kazanmanın aylar alabileceğini, bu süreçteki volatilitenin kazançları daha da ufaltacağını anlattı.
Parker, QE4′ün gelebileceğini söyledi.
Bazı uzmanlar ise parasal genişlemenin şu noktada gerekli olduğunu bile düşünmüyor.
Wilmington Broad Market Bond Fund`ın yöneticisi Wilmer Smith, “QE3, QE4 ya da QE5 ekonomiyi desteklemeyebilir. Asıl sorun düzenlemeler ve mali uçurum” demişti.

Kaynak: 
http://www.patronturk.com

Yeni Mercedes-Benz A-Serisi Türkiye’de

2012 Cenevre Otomobil Fuarı’nda dünya tanıtımı yapılan yeni A-Serisi, 22 Ekim 2012’de Türkiye’de satışa sunulacak.
Mercedes, kompakt hatchback sınıfındaki A-Serisi’nin yeni neslini 2012 Cenevre Otomobil Fuarı’nda objektiflerin karşısına geçirdi.

Önceki nesillerden farklı olarak bu sefer çok agresif ve dinamik bir tasarımla karşımıza çıkan bu iddialı otomobil için ‘ATTACK’ sloganı kullanılıyor.

Motor gamı yeni B-Serisi ile büyük benzerlik gösteren otomobilin A 180, A 200 ve A 250 olarak adlandırılan benzinli versiyonlarında, güçleri 115 bg ile 211 bg arasında değişen 1.6 litrelik üniteler görev yapıyor. Yeni A-Serisi’nin dizel motor gamıysa 109 bg’lik A 180 CDI,  136 bg’lik A 200 CDI ve 170 bg gücünde A 220 CDI’dan oluşuyor.

Mercedes-Benz’in tüm önemli güvenlik teknolojileriyle donatılan A-Serisi’nde ayrıca yeni B-Serisi’nde de kullanılan çift kavramalı 7G-DCT şanzıman da sunuluyor. Hem bu seçenekte hem de 6-ileri manuel şanzımanda ayrıca ECO start/stop sisteminin de yer aldığı açıklanıyor.
Urban, Style ve AMG Sport donanım paketleri bulunan yeni A-Serisi’nin yerini alacağı modelle benzer bir fiyat etiketi taşıyacağı belirtilmekte. Otomobilin Sonbahar aylarında yollara çıkması planlanıyor.

Kaynak: http://www.patronturk.com/yeni-mercedes-benz-a-serisi-turkiyede#ixzz28DJLw8u9

Petrol zengini Arabistan bile güneşi seçti, Türkiye neyi bekliyor?

Son dönemde karşılaştığım en ilginç haberi paylaşmak istiyorum. Haberin başlığı: “Mekke, Suudi Arabistan’ın ilk güneş kenti olacak.” Kısaca, İslam dininin kutsal şehri Mekke, Arabistan’da elektriğini tamamen güneş enerjisinden sağlayan ilk şehir olmak için harekete geçmiş.
Suudi Arabistan Hükümeti, ülkede güçlü bir güneş enerjisi sektörü oluşturmak için 109 milyar dolar harcayacağını açıklamış. Hedefleri, 2032 sonu itibariyle ülke enerjisinin üçte birinin güneşten
karşılanması.
Yani yıllık gelirinin yüzde 86’ını petrolden sağlayan Suudi Arabistan bile 25 yıl sonra elektrik arzında sıkıntı yaşamamak için şimdiden temiz enerjiye milyarlarca dolar yatırıyor.
Peki Türkiye’de durum nasıl?
Türkiye, bugün yüzde 70’i aşan oranda enerjide dışa bağımlı. Geçtiğimiz yıl ithal enerjinin faturası 54 milyar dolardı. Kullandığımız doğalgazın neredeyse tamamı ithal. Elektriğin önemli miktarını da doğalgazla üretiyoruz.
2011 rakamlarına göre, Türkiye enerji tüketiminde hidrolik dışındaki yenilenebilir enerji oranı yüzde 1’in biraz üzerinde kalıyor. Her ne kadar son yıllarda rüzgâr enerjisi yatırımları hızla artış göstermiş olsa da, güneş enerjisinde hala çok gerilerdeyiz.
Bu tablo değişmediği sürece, doğalgaz ve elektrik zamlarını daha uzun yıllar konuşacağız gibi duruyor.
Avusturya’nın tamamına yetecek büyüklük
Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nin geçtiğimiz günlerde yayımladığı “Fotovoltaik Durum Raporu” güneş enerjisinde gelinen son noktanın fotoğrafını çekiyor.
Rapor, Avrupa’nın güneş enerjisinde ne kadar ilerlediğini de ortaya koyuyor.
Örneğin, 2011 yılında dünya çapında kurulan yeni güneş santrali kapasitesinin üçte ikisi Avrupa’da.
Avrupa’nın toplam güneş enerjisi kapasitesi, bugün Avusturya gibi bir ülkenin tüm elektrik talebini karşılayabilecek ölçekte.
Almanya, İtalya, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Belçika ve İngiltere, güneş enerjisinde başı çeken ülkeler.
10 yılda 280 kat artış
Son 10 yılda güneşten elektrik üretim kapasitesi küresel çapta 280 kat artarak, 2000 yılındaki 185 megavat (MW) seviyesinden, 52 GW’a yükseldi.
2011’de yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği sektörlerine yapılan yatırımlar 263 milyar dolara ulaştı. Güneş enerjisi en çok yatırım çeken temiz enerji türü olurken, bu alandaki yatırımlar yüzde 44 artış gösterdi. Yenilenebilir enerji yatırımlarında 87.7 milyar dolarla Avrupa başı çekse de, en hızlı büyüme Asya kıtasında gerçekleşti.
Ama maalesef Hindistan, Endonezya gibi ülkeler bile bu konuda atılıma geçerken, Türkiye bu sürece henüz dâhil olmadı.
Bina çatısı kadar!
Güneş enerjisi sektörünü çok yakından takip eden bir isme, Türkiye’de bu konuda son 10 yılda neler yaşandı diye sorduğumda, “Son 10 yılda hiçbir gelişme yaşanmadı. Zaten kurulu güç gösteriyor, koca Türkiye’nin tamamı neredeyse Almanya’da en büyük güneş enerjisi fuarının düzenlendiği binanın çatısındaki PV sistemi kadar” yanıtını verdi.
Hâlbuki Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyelinin yıllık 380 milyar kilovat saat olduğu hesaplanıyor. 2011 yılında 229 milyar kilovat saat elektrik tüketildiği göz önüne alınırsa, 380 milyar kilovat saatin önemi iyice ortaya çıkıyor.
Dünya güneş enerjisi potansiyeli haritasına bakıldığında, Türkiye’nin güneş enerjisi için ne kadar uygun olduğu zaten çok net görülüyor.
Ancak petrol zengini Suudi Arabistan bile bu konuda atağa geçerken, Türkiye’de sektörün önünde hala bazı belirsizlikler bulunuyor. Örneğin sektör oyuncuları, yenilenebilir enerji kanununda belirlenen alım garantisi süresini yetersiz buluyor.
2013 kritik yıl
Türkiye, güneş enerjisi için önemli bir yıla giriyor. EPDK, 2013 haziran ayında güneş enerjisi lisans başvurularını almaya başlayacak. Yerli, yabancı pek çok şirket sürecin başlamasına gün sayıyor.
Yalnız, lisans almak için bir an önce ölçüm çalışmalarını tamamlamaya çalışan şirketlerin karşılaştığı bazı sorunlar da var. Örneğin, yatırımcılar, güneş ölçüm istasyonları kurmak için Orman Bakanlığı’ndan izin alamıyor. Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın bu konuda devreye girip, yıllardır Türkiye’de bu sektörde girmeyi bekleyen yatırımcının önünü açması gerekiyor.
2013 yılsonuna kadar toplam 600 MW’lık güneş enerjisi santralinin devreye alınmasına izin veriliyor. Yatırımcılar, ilerleyen dönemde lisanslama sürecinin asgari 2 bin-3 bin MW üzerinden açılması gerektiğini düşünüyor.
2012 Ocak-Ağustos döneminde 354 MW kurulu gücünde 14 rüzgar santrali, 1.203 MW kurulu gücünde 57 HES devreye alındı. Yedi biyogaz, iki çöp gazı yatırımı yapıldı.
HES’lerin portföydeki ağırlığını çıkardığınızda, diğer yenilenebilir enerji yatırımlarının da potansiyelin altında kaldığı görülüyor.
Lisanssız elektrik üretiminin de önünün açılmasıyla artık alternatif enerjide daha hareketli bir döneme girmeliyiz.
Zaten yeterince geride kaldığımız bu yarışta, hızlı bir sıçrama yapmamız gerekiyor…
Merve ERDİL/ Hürriyet

Kaynak: http://www.patronturk.com/petrol-zengini-arabistan-bile-gunesi-secti-turkiye-neyi-bekliyor#ixzz28DJAedTM

Altın fiyatları düşer mi yükselir mi?

Dünyanın önde gelen merkez bankalarının parasal genişlemeye yönelik politikalarıyla, emtia fiyatları bir kez daha yönünü yukarı çevirdi. Emtia fiyatlarındaki artışta, Avrupa Merkez Bankası’nın kapsamlı tahvil alım programı ile Euro Bölgesi’nde çözüm umutlarının artmasına yönelik beklentilerin güçlenmesi de etkili oluyor. Küresel emtia fiyatları, yılın üçüncü çeyreğini yükselişle
tamamladı. Emtia piyasalarında temmuz-eylül döneminde, altın, petrol ve bakır başt aolmak üzere çeyrek dönemler itibarıyla son iki yılın en yüksek oranlı fiyat artışları yaşandı.

Üçüncü çeyrekte altının kazancı yüzde 10.9 oldu ve Nisan-Haziran 2010′dan bu yana en iyi performansı gösterdi.
Altın fiyatları düşecek mi yülselecek mi? Altın fiyatları yorumları

ABD’nin Fox Business News kanalına konuşan Doktor Kıyamet lakabıyla tanınan Marc Feber, “Aralık ayında altının onsu 1.522 dolardı. Şu anda ise 1.700 doların üstüne çıktı. Bu fiyatların doğru olduğunu düşünmüyorum. Sadece altın değil tüm finansal varlıklarda bir düzeltme dönemine giriyoruz. Örneğin son dönemdeki yükselişin ardından dünya borsalarında yüzde 20′ye varan kayıplar kolayca yaşanabilir” dedi.


DESTEK FX Altın fiyatları analizi

Altın da kritik fiyat bölgesine tekrar girdik. Özellikle 1765 seviyelerinden hareketlerin sert olduğunu gözlemlediğimiz emtia da haftalık açılışla birlikte 1763 seviyelerine kadar geri çekilmeyi izliyoruz. 1767 seviyesini pivot olarak değerlendireceğimiz bugün, bu seviyede bulunan 50 barlık ortalamanın altında satış baskısının yoğun olduğunu söyleyebiliriz. Emsalini EURUSD paritesinde izlediğimiz 50 ve 100 barlık ortalamalar arasın da sıkışmayı altın içinde kısmen söylemek mümkün. Bu doğrultu da 1767 altında 100 barlık ortalama 1755 ilk destek sonrasında satışların daha da sertleşeceği beklentisiyle 1736 yı ikinci destek olarak değerlendiriyoruz. Yine ABD den gelecek veri ve Bernanke konuşmasını takip edeceğimiz bugün 1778-1787 direnç seviyelerimiz.
Altında bundan sonra ne gibi gelişmeler olacak ? – HEDEFONLİNE

Yatırımcıların en çok merak ettikleri yatırım aracı olarak ve altın. Altında bundan sonra ne gibi gelişmeler olacak ? Öncelikle altında genel bazdaki yukarı yükseliş trendinin başladığını ve bu trendin dip seviyesinin 1527 olduğunu bir kez daha vurgulayalım. Ancak altın bize göre farklı bir yapı kazanmış durumda. Altın fiyatlarının yıl sonunda 1800-1820 arasından kapatacağını düşündüğümüzü bir çok kez dile getirmiştik. Biz altındaki genel yükseliş trendine rağmen altın fiyatlarının 1800-1850 aralığını yıl sonuna kadar geçemeyeceğini bu yüzden bu seviyelerden alım yapmanın riskli olacağını öngörüyoruz. Genel anlamda yükseliş trendinde bulunan altındaki bu yükseliş baskısının etkisini ise geçen hafta yaşadık. Altın sert düşüşlerle birlikte 1736 seviyesine gelmişti ki yükseliş baskısıyla tekrardan 1780’lere çıktık. Bu yüzden düşen altın fiyatlarının izlenmesi gerektiğini ve aşağılara geldikçe kademeli alım yapılması gerektiğini bir kez daha ifade edelim. Bu hafta gelecek olan Abd cephesinden Tarımdışı İstihdam ve işsizlik oranları altında oynaklığı artıracaktır. Günlük bazda baktığımızda ise haftalık pivot noktamız olan 1764 seviyesinin hemen üstünde bulunan altında bu seviyenin üstünde alış altında satış baskısının artacağını belirtelim. Bugün 1764 seviyesi aşağı yönlü kırıldığında 1754 seviyesi ilk deneyeceğimiz destek olarak karşımıza çıkmakta. Yukarıda ise günlük pivot noktamız olan 1774 seviyesi kırılır ise alışlar 1783 seviyesine kadar devam edecektir.

Altında hedef 1.925 dolar

Bank of America Merrill Lynch’in açıklamasına göre altındaki ralli uzun vadede güçlenecek ve düşüş trendinden çıkılması ile 1.800-1.925 dolar/ons aralığı hedeflenecek.
Altın fiyatları için 5000 dolarlık tahmin

Bir türlü bitmek bilmeyen küresel ekonomik kriz, altının yıldızını parlatmaya devam ediyor.Çıkarma maliyetlerinden çok önemli artışlar olmamasına rağmen krizin başından bu yana sürekli yükselen altın fiyatları için Bank of Amerika Merrill Lynch (BAML) analistleri 3-5 bin dolarlık yeni senaryolar yazmaya başladı. BAML, analistleri, “Bu fiyat elbette birkaç ay içinde görülmeyecek. Ancak uzun vade için yukarı trenddeyiz” diye konuştu.

Geçtiğimiz hafta sonu 1.787 dolara yükselerek yılın rekorunu kıran altın fiyatları için BAML emtia araştırmacısı Sabine Schela da “Emtia piyasaları için uzun vadede en iyi emtia altın” dedi. Schels, altının gelecek altı ayda 2 bin dolar seviyesine çıkacağını, 2014 sonunda ise 2400 dolara yükselebileceğini belirtti.

Merkez bankalarının agresif gevşek parasal politikalarının altın fiyatlarını yükselteceği belirtiliyor.

Geçtiğimiz günlerde Deutsche Bank’ın yayımladığı raporda altının 2013′ün ilk yarısında 2000 dolar seviyesini aşacağı tahmini yapmıştı.

Altın 7 ayın en keyifli haftasına hazırlanıyor

Son zamanlarda üst üste gelen parasal genişleme haberleri, altının alternatif yatırım olarak cazibesini daha da arttırmış görünüyor.

Altın vadelileri, merkez bankaları tarafından açıklanan teşvik önlemlerinin sarı metale olan talebi arttırmasıyla beraber son 7 ayın en büyük haftalık kazancına doğru ilerliyor. Fed, geçtiğimiz hafta ABD ekonomisini canlandırmak için parasal genişlemeye gideceğini açıklarken, Avrupa ve Japonya merkez bankaları da ekonomik büyümeyi hızlandırmak için adım atacaklarına dair söz verdiler.

Morgan Stanley: QE3 altın için “oyun değiştirici”

Morgan Stanley’nin emtia stratejistleri, Fed’in QE3 programının, yüksek altın fiyatları için “oyun değiştirici” olduğunu söyledi.

Fed’in üçüncü tur parasal genişleme programının altın fiyatları üzerindeki etkisini değerlendiren Morgan Stanley stratejistleri, “QE3 altın için oyun değiştirici olacak” yorumunda bulundu.

Stratejistler, Fed’in hamlesinin genellikle yalnızca riskli varlıklar için destekleyici olmadığına dikat çekerek, parasal genişlemenin dolar üzerindeki zayıflatıcı etkisinin, 2012′nin ilk yarısında görülen altın fiyatları karşısındaki engelleri de azaltacağını belirtti.

Morgan Stanley, altının onsunun dördüncü çeyrekte 1,740 dolara yükseleceğini, önümüzdeki yıl da 1,816 dolara tırmanacağını öngördü.

Altın son günlerde 1,764 dolarda seyrediyor ve geçtiğimiz ay yüzde 12 değerlendi.

Fed’in son hamlesinin altın için oyun değiştirici olduğunu savunan Morgan Stanley analistleri, altındaki yukarı yönlü son hareketlerin gücü ve büyüklüğünün, Fed’in gelecekteki politikalarına ilişkin algıdaki değişikliği yansıttığını söyledi.

Morgan Stanley aynı zamanda Avrupa Merkez Bankası’nın sınırsız tahvil alım planının da değerli metali destekleyeceği görüşünü korudu.

Kuruluş, altında yükseliş öngörmede yalnız değil. Bank of America Merrill Lynch’in stratejistlerinden Francisco Blanch da, altının 2014′ün sonuna kadar 2,400 doları görmesini bekliyor.

Bu bilgilerin ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından dolayı doğabilecek zararlardan PATRONTURK hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.

Kaynak: http://www.patronturk.com/altin-fiyatlari-daha-yukselir-mi#ixzz28DIhMkJ0

Altın fiyatları direnç seviyesini aşmakta zorlandı!

İntegral Menkul Değerler Analisti Egemen Candır, altın fiyatlarının 1.789,5 doların orta vade direnç seviyesini net olarak aşmakta zorlandığını ve gelecek günlerde kademeli olarak 1.750-1.735 ve 1.725 dolar destek seviyelerine doğru düzeltme hareketi yapabileceğini belirtti.

Candır, altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmesinde, genel olarak 1.750-1.780 dolar bandında hareketini devam ettiren altın fiyatlarında, bu bandın dışına aşağıda 1.736, yukarıda ise 1.791,7 dolar seviyelerine varan esnemeler gerçekleştiğini belirtti.

ABD’deki parasal genişlemenin etkileri ile altının petrol ve avro/dolar paritesinde geçen haftalardaki çekilmelerden etkileşimin sınırlı olduğunu ifade eden Candır, "Piyasaya sürülen ucuz doların uluslararası piyasalara yönelmesi ile altında satışların sığlaştığı noktalarda alımların etkili olduğunu gördük" dedi.

Önce Avrupa’da Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi’nin açıklamaları ve ECB bono alım programı, ardından da Fed’in parasal genişlemesinin coşkusunun görüldüğü altın fiyatlarında, geçen hafta içerisinde satışların süreklilik göstermediğini, fakat satış ivmesinin yüksek mertebelerde gerçekleşmeye başladığını anlatan Candır şu değerlendirmeleri yaptı: ”Piyasalarda heyecanın azalması ile gözlerin başta Çin, ABD ve Avro Bölgesi olmak üzere küresel çapta ekonomik daralmalara çevrildiği bu günlerde, altın fiyatlarında da 1.785-1.790 direnç bölgesinin giderek kuvvetlendiğini görmekteyiz. Kısa vadede 1.750 dolar seviyelerinin altına sarkmaların görüldüğü altın fiyatlarında, 1.750-1.780 dolar bandının çalışabileceğini düşünmekteyiz.

Altın fiyatlarını orta vadede ele aldığımızda ise 2011 yılının son çeyreğinden itibaren etkisi süren düşen trendin geçtiğimiz ay parasal genişlemenin gerçekleşmesiyle yukarı yönlü kırıldığını söyleyebiliriz. Küresel yavaşlama sinyallerinin ön plana çıktığı bugünlerde altın fiyatlarının 1.789,5 doların orta vade direnç seviyesini net olarak aşmakta zorlandığını ve önümüzdeki günlerde kademeli olarak 1.750-1.735 ve 1.725 destek seviyelerine doğru düzeltme hareketi yapabileceğini düşünmekteyiz. Fiyatların 200 günlük hareketli ortalamalardan aşırı yüksek seviyelerde bulunması olası geri çekilme ihtimalini artırmaktadır.”

Dün 1.775,15 dolar seviyesinden kapanan altının şu dakikalarda 1.777 dolar seviyesinden işlem görüyor.

EUR / USD Yorumu / Gedik Forex - (03.10.2012)

EURUSD 1,2920 seviyesi altında 10 günlük HO direnci altında seyretmeye devam ediyor.
Yükseliş hareketinin hız kazanabilmesi için bu seviye üzerinde ilk aşamada kapanış yapması gerekmektedir. 10 günlük HO alçalan bir direnç seviyelerine işaret etmektedir. Gün içi işlemlerde 1,2940 seviyesi altında 1,2985 ve 1,2813 seviyeleri, tersi senaryoda 1,2950 seviyesinin kırılması durumunda 1,2985 ve 1,3030 seviyeleri hedeflenebilir.

Trend :
KV : Sınırlı Yükseliş
OV : Range
Teknik Direnç ve Destek Seviyeleri:
R3 1,3000 S1 1,2800
R2 1,2970 S2 1,2750
R1 1,2940 S3 1,2630
Gedik Forex Günlük Bülteni

Altın Analizi / GCM Forex - (03.10.2012)

Genel anlamda hemen hemen tüm analizlerimizde belirttiğimiz ve üzerinde sıklıkla durduğumuz 1792 direnci altın fiyatlarının 1830 ve 1920 seviyelerinin test edilmesi için geçilmesi gereken önemli bir seviye olarak belirlenmiş ve yatırımcıların bu direnci beklemesini aksi takdirde riskli pozisyon açmış olacaklarını sizlerle paylaşmıştık.

Her seferinde Altın fiyatlarının 1792 direncinden geri dönüş gerçekleştirmesi Altın fiyatlarında acaba düşüşler başladı mı sorusunu da beraberinde getirmektedir. Ancak bunun için öncelikli olarak gün içi belirlediğimiz kritik destek noktasını kırması gerektiğini söyleyebiliriz. Bu destekte 1761 desteği olarak belirlenmiştir. Eğer altın bu desteği kırabilirse satış baskısının devam edeceğini ve 1740 ile 1725 desteklerinin hedefleneceğini söyleyebiliriz. Ancak Altın fiyatlarının 1761 desteği üzerinde kalmasını sürdürür ve 1792 direncini geçerse bu sefer de 1808 ve 1830 dirençleri kısa vadede hedeflenecek seviyeler olarak belirlenmiştir. Bu nedenle de gün içerisinde 1792 ve 1761 seviyeleri dikkatle takip edilmesi gerekmektedir.
NOT: ISM İmalat İndeksi verisinin beklenenden iyi gelmesi bu Cuma açıklanan ve pozitif bir beklenti içinde olan Tarım Dışı İstihdam verisinin de olumlu gelmesine neden olabilir. Çünkü ISM İmalat İndeksi Tarım Dışı istihdam verisinin öncü göstergesi olarak bilinmektedir.
PİVOT; 1761
DESTEK; 1770-1761-1752
DİRENÇ; 1792-1800-1808
GCM Forex Akşam Analizi