Günlük Döviz Altın Borsa Verileri Online izle

Günlük Döviz Altın Borsa Verileri Online izle

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.

Anlık döviz ve altın (ons) grafikleri TIKLAYINIZ

Anlık döviz ve altın (ons) grafikleri TIKLAYINIZ

3 Ekim 2012 Çarşamba

Saat 06:45 itibariyle Türkiye'den Suriye'ye yapılan top atışının sesleri duyuluyor

Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesi ve çevresinde, saat 06.45 itibariyle Türkiye'den Suriye tarafına yapılan top atışlarının sesleri duyuluyor.


http://gundem.milliyet.com.tr/saat-06-45-itibariyle-turkiye-den-suriye-ye-yapilan-top-atisinin-sesleri-duyuluyor/gundem/gundemdetay/04.10.2012/1606564/default.htm

Altın Yatırımcısı Satışa Geçti

Altın fiyatlarındaki artış, piyasada yatırımcıları satışa yönlendirdi. Uzmanlar altının ons fiyatının 1.780 direncini geçmesi durumunda, ons fiyatın 1.795 - 1.800 dolar seviyelerine çıkabileceğini söylüyor.

Uluslararası piyasalarda altının onsu 14 Kasım 2011'den bu yana gördüğü en yüksek seviye olan 1.791,72 dolara kadar yükseldi.


Altın fiyatlarında yaşanan gelişmelere ilişkin bilgi veren para ve altın piyasaları uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, altının ons fiyatının kapanış itibariyle 1.780 direncini geçmesi durumunda, ons fiyatın 1.795 - 1.800 dolar seviyelerini görebileceğini söyledi.

Önceki gün Fed Başkanı Ben Bernanke'nin konuşması beklendiği sırada altının ons fiyatında yükseliş görüldüğünü anımsatan Yıldırımtürk, Bernanke'nin piyasa dostu açıklamalar yaptığını, Amerikan ekonomisi düzelene kadar tahvil alımlarına devam edeceğini söylediğini hatırlattı.

ALTIN FİYATLARINDAKİ HAREKETLİLİK DEVAM EDECEK

Yıldırımtürk, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Amerikan başkanlık seçimlerine bir ay kala altın fiyatlarındaki hareketlilik devam edecek. Orada onsu 1.800 doları geçerse, bu ay itibariyle 1.815 dolarları görebiliriz. O seviyede geçilirse 1.850 dolar var ama onsun 2 bin dolarları görmesi zor. İçerde altına talep söz konusu değil. Zorunlu talep dışında, yatırım amaçlı herhangi bir talep yok şu anda. Bunda uygulanan para politikasının da etkisi var. Diğer taraftan son yapılan zamlarla piyasadan biraz daha para çekilecek. Bunları üst üste koyduğunuz zaman altının içerde çok fazla yükselmesi mümkün değil. Hatta piyasa fiyatlarında, kilogram bazından 100 dolar daha aşağıda işlem görüyor. Altın Türk Lirası'ndan dolayı içerde daha az dalgalanıyor. Dolayısıyla bu ay 103-104 lira seviyelerine yükselişler de görülebilir, gerilemelerde ise 100 lira seviyelerine geri çekilebilir.''

'SON GÜNLERDE TÜKETİCİ SATIŞ İÇİN GELİYOR'

Son günlerde tüketicinin genellikle satış için geldiğini belirten Yıldırımtürk, ''Halkın kışa hazırlanıyor olması, eğitim giderleri, zamlar, bir de nakit ihtiyacı, insanları biraz daha birikimlerine doğru yöneltiyor'' dedi.

Dışarıda spekülatif ortamın çok müsait olduğunu vurgulayan Yıldırımtürk, altın fiyatlarını değiştirmesi için yeni gelişmelerin olması gerektiğini ifade etti.

Yıldırımtürk, altının yükselişini ABD ekonomisine dair gelişmelerin frenleyebileceğini, bir diğer gelişmenin Asya ülkelerindeki küresel durgunluk endişeleri olduğunu kaydederek, ''Altının onsu 2 bin dolar olur mu lafları için şimdilik böyle bir ortam yok'' ifadelerini kullandı.

ABD Başkanlık seçimlerini Obama'nın kazanması halinde altın fiyatlarının biraz daha aşağı gideceği kanaatinde olduğunu dile getiren Yıldırımtürk, ''Çünkü önünde 4 yıllık bir süreç başlıyor ve bu süreçte yeni yapısallarla Amerikan ekonomisini düzeltme yönünde yeni tedbirler ve parasal genişlemeye de bir sınırlama getirebilir. Bu da altın fiyatlarının gerilemesi anlamına gelecektir. Dolayısıyla ben Kasım ayından itibaren altının Obama'nın gelmesi halinde biraz daha aşağıda görüyorum. Onsu 1.700 dolar seviyelerine, hatta 1.685 dolar seviyelerine çekilebilir. Bu da altının 100 lira bölgesinde olmasını sağlayabilir. 95-100 lira seviyesinde hareket etmesini sağlayabilir'' şeklinde konuştu.


http://www.haber365.com/Haber/Altin_Yatirimcisi_Satisa_Gecti/

2 Ekim 2012 Salı

Altın fiyatlarında yeni hedef 2.000 dolar mı?

Avrupa’dan gelen genişleme haberleri ve Japonya Merkez Bankası desteğiyle altın fiyatları, 1.791.92 doları aşarak son 11 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Altındaki son çıkış sonrası ne yapacaklarını soran altın yatırımcılarına öneriler, pozisyonlarını korumları ve yeni alım için piyasa düzeltmelerini beklemeri yönünde. Çünkü ilk etapta 1.900 dolar, daha sonra ise 2.000 dolar / ons seviyeleri
görülebilir.
Geleneksel Türk yatırımcısının en temel yatırım araçlarından biridir altın. Yastık altnda yatırımcıların fiziki olarak 5 bin ton civarında altın tuttuğu tahminleri yapılıyor. Fakat son yıllarda altın, bireysel ve kurumsal yatırımcıların da önemli yatırım araçlarından biri haline geldi. Altına dayalı fonlar ve bankaların altın mevduat hesaplarına olan büyük ilgi bunun açık göstergesi. 2012 başından son 1 – 1.5 ay öncesine kadar altının gösterdiği performans yatırımcısını hayal kırıklığına uğratmamıştı. Çünkü 2010 ve 2011′in en çok kazandıran yatırım aracı altın, eksi performans sergiliyordu.

Amerikan Merkez Bankası (FED)’in üçüncü parasal genişlemeyi açıklamasıyla birlikte altın fiyatları 1.700 doların üzerine çıkarak son dönemin en hızlı yükseklişlerinden birini daha gerçekleştirdi.
Bu seviyelerden yukarı trendine başlayan altın fiyatları, geçen hafta da yeni gelişmelerle çıkışını sürdürdü. FED ve Avrupa Merkez Bankası’dan (ECB) gelen parasal genişleme adımlarından koral bulan altın, Japonya Merkez Bankası’dan gelen gevşeme adımı sonrası, yükselişini devam ettirdi. Japonya Merkez Bankası’nın varlık alım programını 55 trilyon yene çıkarmasının ardından spot altının onsu 1.791.92 doları aşarak son 11 ayın en yüksek seviyesine çıktı.
Global ekonomide mevcut düşük faiz ortamında altın fiyatlarını etkileyen temelde iki unsur var. Bunlardan biri global likidite gelişmeleri, diğeri de ekonomik büyümeye dair belirsizlikler. Dolayısıyla gelişmiş ekonomi merkez bankaları tarafından alınan ek parasal genişleme kararları, altın fiyatlarındaki tetikleyici unsur oldu. FED’in mortgage alımlarının 2014 sonuna kadar süreceği ve Aralık ayında sonra erecek twist operasyonunun ardından Hazine tahvil alımlarına gidecek olmasının altını destekleyeceği de beklentiler arasında.
Bu dönemde gelen yatırım bankalarının raporlarında da altında yukarı yönlü revizyon var. Buna göre, Deutsche Bank’ın altın fiyatlarının 2013 yılının ilk yarısında 2.000 dolar seviyesine ulaşabileceğine ilişkin raporunun ardından, Bank Of Amerika da altının onsunun 2014 sonuna 2.400 dolar seviyesine yükelebileceğini açıkladı.
Altında beklenti yukarı yönlüyken öneriler de pozisyonları olanların uzun vadede bunları koruması yönünde. Kısa vadeli düşünenler ise kâr realizasyonundan yararlanabilir. Yeni alım yapılması bu seviyelerden önerilmezken, 1.700 seviyelerine geri dönüşte pozisyon alınabileceği ifade ediliyor. Çünkü uzun vadede yukarı yönlü revizyonlar 1.900 dolar/ons ve ardından 2.4000 dolara kadar çıkıyor.
Finans Portföy Portföy Yöneticisi Maruf Ceylan, özellikle altın fiyatlarında yaşanan sert yükselişten sonra yatırımcların yeni pozisyon açmak için piyasa düzeltmelerini beklemesini öneriyor. Maruf Ceylan, “Bu seviyelerden altın taşıyan yatırımcılara uzun vadeli olarak pozisyonlarını taşımaları, sert yükselişlerde bir miktar pozisyon azaltmaları önerilebilir. Yatırımcılar, borsa yatırım fonlarına yatırım yaparak da altının getirisine ortak olabilirler” diyor.
Ceylan’a göre piyasadaki likiditenin bol olduğu ortamda altındaki yükselişin devamı beklenebilir. Altın ons fiyatında 1.780 dolar seviyesinin geçilmesi halinde 1.920 dolar zirvesinin tekrar görülme ihtimali de artacak.
“Altın fiyatlarında yükseliş beklentisi var”
HSBC Yatırım’a göre altın fiyatlarındaki yükseliş hareketinin devamı için diğer büyük merkez bankalarının da benzer şekilde genişleyici para politikaları uygulamaları veya FED ve ECB’nin uyguladıkları programları boyutunu artırmaları gerekiyor. Bu seviyelerden yeni alım önermeyen HSBC Yatırım analistleri, yeni pozisyon açmak için ise yaşanan hızlı yükselişten sonra piyasanın denge bulmasının beklenmesi gerektiğini düşünüyor. Elinde altın yatırım bulunanlar için öneri ise şu an için ellerindeki pozisyonu koruyarak, satış yapmak için yurt dışındaki gelişmeleri izlemeleri. HSBC Yatırım bununla birlikte, altın yatırımı yapan yatırımcıların kısa vadeli alım satım yapmak yerine uzun vadeli pozisyon taşımlarının risk-getiri açısından daha pozitif sonuç vermesi bekleniyor.
“2000 dolar rahatlıkla aşılabilir”
Şant Manukyan / İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdür Yardımcısı
“Merkez bankalarını piyasaya likidite vermesi altını destekliyor. Ancak en az bunun kadar önemli bir okta da reel faizlerin düşüş veya eksi seviyelerde olması. Merkez bankalarının rezerv arttırma çabaları ve Asya kaynakları talepte fiyatların yukarı gitmesinde önemli etkenler olacak. Altın için hedef fiyat belirlerken çok değişik seviyelerde teleffuz edilebilir ancak 200 dolar rahatlıkla aşılabilir. Uzun vadeli ve kaldıraçsız alım yapan yatırımcılar bu seviyelerden altına yatırım yapabilir. Ancak trader mantığı ile baktığımızda 1700′lere doğru bir geri çekilme alım yapmak daha makul görünüyor. Bu seviyelerden elinde fiziki altını, altın fonu olarak kormaya devam etsin. Altın sadece getirisi açısından değil portföyün volatilitesini azaltması ve koruma sağlaması açısından da önemli.”
Altın fiyatlarında düşüş görülür mü?
Yurt dışında yaşanan ekonomik sorunların çözülmesine yönelik gelişmeler veya merkez bankalarının para politikalarının değiştirmeye başlamarı altın fiyatlarında bir düşüşe neden olabilir. 1720 dolar seviyelerine doğru satış eğilimi görüldüğünde yeni alım fırsatları oluşturacağı düşünülüyor.
Ekonomist

Yeni bir parasal genişleme (QE4) mi geliyor?

Morgan Stanley’nin stratejisti Parker, QE3′ün yeterince güçlü olmadığını savunarak, yakın zamanda QE4‘ün devreye girebileceğini söyledi.
Fed’in 3. tur parasal genişleme programının yeni ilan edilmiş olmasına rağmen, 4. tur tahvil alım programına ihtiyaç duyulabileceği sözleri belirmeye başladı.

Morgan Stanley’nin baş AB hisse senedi stratejisti Adam Parker, QE3′ün hisse senedi fiyatlarını ciddi ölçüde yükseltecek kadar güçlü olmadığını savundu ve özellikle ekonomik ve şirket haberlerinin son haftalardaki gibi kötüleşmesi hâlinde Fed yıl sonuna kadar QE4′ü açıklarsa şaşırmayacaklarını söyledi.
Fed, QE3 kapsamında bankalardan her ay 40 milyar dolarlık mortgage tahvili satın alacak.
Mortgag tahvil alımlarındaki bu seviyenin, S&P 500`deki kazançları yalnızca 25 baz puan yükselteceğini öngören Parker, bu getiriyi kazanmanın aylar alabileceğini, bu süreçteki volatilitenin kazançları daha da ufaltacağını anlattı.
Parker, QE4′ün gelebileceğini söyledi.
Bazı uzmanlar ise parasal genişlemenin şu noktada gerekli olduğunu bile düşünmüyor.
Wilmington Broad Market Bond Fund`ın yöneticisi Wilmer Smith, “QE3, QE4 ya da QE5 ekonomiyi desteklemeyebilir. Asıl sorun düzenlemeler ve mali uçurum” demişti.

Kaynak: 
http://www.patronturk.com

Yeni Mercedes-Benz A-Serisi Türkiye’de

2012 Cenevre Otomobil Fuarı’nda dünya tanıtımı yapılan yeni A-Serisi, 22 Ekim 2012’de Türkiye’de satışa sunulacak.
Mercedes, kompakt hatchback sınıfındaki A-Serisi’nin yeni neslini 2012 Cenevre Otomobil Fuarı’nda objektiflerin karşısına geçirdi.

Önceki nesillerden farklı olarak bu sefer çok agresif ve dinamik bir tasarımla karşımıza çıkan bu iddialı otomobil için ‘ATTACK’ sloganı kullanılıyor.

Motor gamı yeni B-Serisi ile büyük benzerlik gösteren otomobilin A 180, A 200 ve A 250 olarak adlandırılan benzinli versiyonlarında, güçleri 115 bg ile 211 bg arasında değişen 1.6 litrelik üniteler görev yapıyor. Yeni A-Serisi’nin dizel motor gamıysa 109 bg’lik A 180 CDI,  136 bg’lik A 200 CDI ve 170 bg gücünde A 220 CDI’dan oluşuyor.

Mercedes-Benz’in tüm önemli güvenlik teknolojileriyle donatılan A-Serisi’nde ayrıca yeni B-Serisi’nde de kullanılan çift kavramalı 7G-DCT şanzıman da sunuluyor. Hem bu seçenekte hem de 6-ileri manuel şanzımanda ayrıca ECO start/stop sisteminin de yer aldığı açıklanıyor.
Urban, Style ve AMG Sport donanım paketleri bulunan yeni A-Serisi’nin yerini alacağı modelle benzer bir fiyat etiketi taşıyacağı belirtilmekte. Otomobilin Sonbahar aylarında yollara çıkması planlanıyor.

Kaynak: http://www.patronturk.com/yeni-mercedes-benz-a-serisi-turkiyede#ixzz28DJLw8u9

Petrol zengini Arabistan bile güneşi seçti, Türkiye neyi bekliyor?

Son dönemde karşılaştığım en ilginç haberi paylaşmak istiyorum. Haberin başlığı: “Mekke, Suudi Arabistan’ın ilk güneş kenti olacak.” Kısaca, İslam dininin kutsal şehri Mekke, Arabistan’da elektriğini tamamen güneş enerjisinden sağlayan ilk şehir olmak için harekete geçmiş.
Suudi Arabistan Hükümeti, ülkede güçlü bir güneş enerjisi sektörü oluşturmak için 109 milyar dolar harcayacağını açıklamış. Hedefleri, 2032 sonu itibariyle ülke enerjisinin üçte birinin güneşten
karşılanması.
Yani yıllık gelirinin yüzde 86’ını petrolden sağlayan Suudi Arabistan bile 25 yıl sonra elektrik arzında sıkıntı yaşamamak için şimdiden temiz enerjiye milyarlarca dolar yatırıyor.
Peki Türkiye’de durum nasıl?
Türkiye, bugün yüzde 70’i aşan oranda enerjide dışa bağımlı. Geçtiğimiz yıl ithal enerjinin faturası 54 milyar dolardı. Kullandığımız doğalgazın neredeyse tamamı ithal. Elektriğin önemli miktarını da doğalgazla üretiyoruz.
2011 rakamlarına göre, Türkiye enerji tüketiminde hidrolik dışındaki yenilenebilir enerji oranı yüzde 1’in biraz üzerinde kalıyor. Her ne kadar son yıllarda rüzgâr enerjisi yatırımları hızla artış göstermiş olsa da, güneş enerjisinde hala çok gerilerdeyiz.
Bu tablo değişmediği sürece, doğalgaz ve elektrik zamlarını daha uzun yıllar konuşacağız gibi duruyor.
Avusturya’nın tamamına yetecek büyüklük
Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nin geçtiğimiz günlerde yayımladığı “Fotovoltaik Durum Raporu” güneş enerjisinde gelinen son noktanın fotoğrafını çekiyor.
Rapor, Avrupa’nın güneş enerjisinde ne kadar ilerlediğini de ortaya koyuyor.
Örneğin, 2011 yılında dünya çapında kurulan yeni güneş santrali kapasitesinin üçte ikisi Avrupa’da.
Avrupa’nın toplam güneş enerjisi kapasitesi, bugün Avusturya gibi bir ülkenin tüm elektrik talebini karşılayabilecek ölçekte.
Almanya, İtalya, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Belçika ve İngiltere, güneş enerjisinde başı çeken ülkeler.
10 yılda 280 kat artış
Son 10 yılda güneşten elektrik üretim kapasitesi küresel çapta 280 kat artarak, 2000 yılındaki 185 megavat (MW) seviyesinden, 52 GW’a yükseldi.
2011’de yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği sektörlerine yapılan yatırımlar 263 milyar dolara ulaştı. Güneş enerjisi en çok yatırım çeken temiz enerji türü olurken, bu alandaki yatırımlar yüzde 44 artış gösterdi. Yenilenebilir enerji yatırımlarında 87.7 milyar dolarla Avrupa başı çekse de, en hızlı büyüme Asya kıtasında gerçekleşti.
Ama maalesef Hindistan, Endonezya gibi ülkeler bile bu konuda atılıma geçerken, Türkiye bu sürece henüz dâhil olmadı.
Bina çatısı kadar!
Güneş enerjisi sektörünü çok yakından takip eden bir isme, Türkiye’de bu konuda son 10 yılda neler yaşandı diye sorduğumda, “Son 10 yılda hiçbir gelişme yaşanmadı. Zaten kurulu güç gösteriyor, koca Türkiye’nin tamamı neredeyse Almanya’da en büyük güneş enerjisi fuarının düzenlendiği binanın çatısındaki PV sistemi kadar” yanıtını verdi.
Hâlbuki Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyelinin yıllık 380 milyar kilovat saat olduğu hesaplanıyor. 2011 yılında 229 milyar kilovat saat elektrik tüketildiği göz önüne alınırsa, 380 milyar kilovat saatin önemi iyice ortaya çıkıyor.
Dünya güneş enerjisi potansiyeli haritasına bakıldığında, Türkiye’nin güneş enerjisi için ne kadar uygun olduğu zaten çok net görülüyor.
Ancak petrol zengini Suudi Arabistan bile bu konuda atağa geçerken, Türkiye’de sektörün önünde hala bazı belirsizlikler bulunuyor. Örneğin sektör oyuncuları, yenilenebilir enerji kanununda belirlenen alım garantisi süresini yetersiz buluyor.
2013 kritik yıl
Türkiye, güneş enerjisi için önemli bir yıla giriyor. EPDK, 2013 haziran ayında güneş enerjisi lisans başvurularını almaya başlayacak. Yerli, yabancı pek çok şirket sürecin başlamasına gün sayıyor.
Yalnız, lisans almak için bir an önce ölçüm çalışmalarını tamamlamaya çalışan şirketlerin karşılaştığı bazı sorunlar da var. Örneğin, yatırımcılar, güneş ölçüm istasyonları kurmak için Orman Bakanlığı’ndan izin alamıyor. Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın bu konuda devreye girip, yıllardır Türkiye’de bu sektörde girmeyi bekleyen yatırımcının önünü açması gerekiyor.
2013 yılsonuna kadar toplam 600 MW’lık güneş enerjisi santralinin devreye alınmasına izin veriliyor. Yatırımcılar, ilerleyen dönemde lisanslama sürecinin asgari 2 bin-3 bin MW üzerinden açılması gerektiğini düşünüyor.
2012 Ocak-Ağustos döneminde 354 MW kurulu gücünde 14 rüzgar santrali, 1.203 MW kurulu gücünde 57 HES devreye alındı. Yedi biyogaz, iki çöp gazı yatırımı yapıldı.
HES’lerin portföydeki ağırlığını çıkardığınızda, diğer yenilenebilir enerji yatırımlarının da potansiyelin altında kaldığı görülüyor.
Lisanssız elektrik üretiminin de önünün açılmasıyla artık alternatif enerjide daha hareketli bir döneme girmeliyiz.
Zaten yeterince geride kaldığımız bu yarışta, hızlı bir sıçrama yapmamız gerekiyor…
Merve ERDİL/ Hürriyet

Kaynak: http://www.patronturk.com/petrol-zengini-arabistan-bile-gunesi-secti-turkiye-neyi-bekliyor#ixzz28DJAedTM

Altın fiyatları düşer mi yükselir mi?

Dünyanın önde gelen merkez bankalarının parasal genişlemeye yönelik politikalarıyla, emtia fiyatları bir kez daha yönünü yukarı çevirdi. Emtia fiyatlarındaki artışta, Avrupa Merkez Bankası’nın kapsamlı tahvil alım programı ile Euro Bölgesi’nde çözüm umutlarının artmasına yönelik beklentilerin güçlenmesi de etkili oluyor. Küresel emtia fiyatları, yılın üçüncü çeyreğini yükselişle
tamamladı. Emtia piyasalarında temmuz-eylül döneminde, altın, petrol ve bakır başt aolmak üzere çeyrek dönemler itibarıyla son iki yılın en yüksek oranlı fiyat artışları yaşandı.

Üçüncü çeyrekte altının kazancı yüzde 10.9 oldu ve Nisan-Haziran 2010′dan bu yana en iyi performansı gösterdi.
Altın fiyatları düşecek mi yülselecek mi? Altın fiyatları yorumları

ABD’nin Fox Business News kanalına konuşan Doktor Kıyamet lakabıyla tanınan Marc Feber, “Aralık ayında altının onsu 1.522 dolardı. Şu anda ise 1.700 doların üstüne çıktı. Bu fiyatların doğru olduğunu düşünmüyorum. Sadece altın değil tüm finansal varlıklarda bir düzeltme dönemine giriyoruz. Örneğin son dönemdeki yükselişin ardından dünya borsalarında yüzde 20′ye varan kayıplar kolayca yaşanabilir” dedi.


DESTEK FX Altın fiyatları analizi

Altın da kritik fiyat bölgesine tekrar girdik. Özellikle 1765 seviyelerinden hareketlerin sert olduğunu gözlemlediğimiz emtia da haftalık açılışla birlikte 1763 seviyelerine kadar geri çekilmeyi izliyoruz. 1767 seviyesini pivot olarak değerlendireceğimiz bugün, bu seviyede bulunan 50 barlık ortalamanın altında satış baskısının yoğun olduğunu söyleyebiliriz. Emsalini EURUSD paritesinde izlediğimiz 50 ve 100 barlık ortalamalar arasın da sıkışmayı altın içinde kısmen söylemek mümkün. Bu doğrultu da 1767 altında 100 barlık ortalama 1755 ilk destek sonrasında satışların daha da sertleşeceği beklentisiyle 1736 yı ikinci destek olarak değerlendiriyoruz. Yine ABD den gelecek veri ve Bernanke konuşmasını takip edeceğimiz bugün 1778-1787 direnç seviyelerimiz.
Altında bundan sonra ne gibi gelişmeler olacak ? – HEDEFONLİNE

Yatırımcıların en çok merak ettikleri yatırım aracı olarak ve altın. Altında bundan sonra ne gibi gelişmeler olacak ? Öncelikle altında genel bazdaki yukarı yükseliş trendinin başladığını ve bu trendin dip seviyesinin 1527 olduğunu bir kez daha vurgulayalım. Ancak altın bize göre farklı bir yapı kazanmış durumda. Altın fiyatlarının yıl sonunda 1800-1820 arasından kapatacağını düşündüğümüzü bir çok kez dile getirmiştik. Biz altındaki genel yükseliş trendine rağmen altın fiyatlarının 1800-1850 aralığını yıl sonuna kadar geçemeyeceğini bu yüzden bu seviyelerden alım yapmanın riskli olacağını öngörüyoruz. Genel anlamda yükseliş trendinde bulunan altındaki bu yükseliş baskısının etkisini ise geçen hafta yaşadık. Altın sert düşüşlerle birlikte 1736 seviyesine gelmişti ki yükseliş baskısıyla tekrardan 1780’lere çıktık. Bu yüzden düşen altın fiyatlarının izlenmesi gerektiğini ve aşağılara geldikçe kademeli alım yapılması gerektiğini bir kez daha ifade edelim. Bu hafta gelecek olan Abd cephesinden Tarımdışı İstihdam ve işsizlik oranları altında oynaklığı artıracaktır. Günlük bazda baktığımızda ise haftalık pivot noktamız olan 1764 seviyesinin hemen üstünde bulunan altında bu seviyenin üstünde alış altında satış baskısının artacağını belirtelim. Bugün 1764 seviyesi aşağı yönlü kırıldığında 1754 seviyesi ilk deneyeceğimiz destek olarak karşımıza çıkmakta. Yukarıda ise günlük pivot noktamız olan 1774 seviyesi kırılır ise alışlar 1783 seviyesine kadar devam edecektir.

Altında hedef 1.925 dolar

Bank of America Merrill Lynch’in açıklamasına göre altındaki ralli uzun vadede güçlenecek ve düşüş trendinden çıkılması ile 1.800-1.925 dolar/ons aralığı hedeflenecek.
Altın fiyatları için 5000 dolarlık tahmin

Bir türlü bitmek bilmeyen küresel ekonomik kriz, altının yıldızını parlatmaya devam ediyor.Çıkarma maliyetlerinden çok önemli artışlar olmamasına rağmen krizin başından bu yana sürekli yükselen altın fiyatları için Bank of Amerika Merrill Lynch (BAML) analistleri 3-5 bin dolarlık yeni senaryolar yazmaya başladı. BAML, analistleri, “Bu fiyat elbette birkaç ay içinde görülmeyecek. Ancak uzun vade için yukarı trenddeyiz” diye konuştu.

Geçtiğimiz hafta sonu 1.787 dolara yükselerek yılın rekorunu kıran altın fiyatları için BAML emtia araştırmacısı Sabine Schela da “Emtia piyasaları için uzun vadede en iyi emtia altın” dedi. Schels, altının gelecek altı ayda 2 bin dolar seviyesine çıkacağını, 2014 sonunda ise 2400 dolara yükselebileceğini belirtti.

Merkez bankalarının agresif gevşek parasal politikalarının altın fiyatlarını yükselteceği belirtiliyor.

Geçtiğimiz günlerde Deutsche Bank’ın yayımladığı raporda altının 2013′ün ilk yarısında 2000 dolar seviyesini aşacağı tahmini yapmıştı.

Altın 7 ayın en keyifli haftasına hazırlanıyor

Son zamanlarda üst üste gelen parasal genişleme haberleri, altının alternatif yatırım olarak cazibesini daha da arttırmış görünüyor.

Altın vadelileri, merkez bankaları tarafından açıklanan teşvik önlemlerinin sarı metale olan talebi arttırmasıyla beraber son 7 ayın en büyük haftalık kazancına doğru ilerliyor. Fed, geçtiğimiz hafta ABD ekonomisini canlandırmak için parasal genişlemeye gideceğini açıklarken, Avrupa ve Japonya merkez bankaları da ekonomik büyümeyi hızlandırmak için adım atacaklarına dair söz verdiler.

Morgan Stanley: QE3 altın için “oyun değiştirici”

Morgan Stanley’nin emtia stratejistleri, Fed’in QE3 programının, yüksek altın fiyatları için “oyun değiştirici” olduğunu söyledi.

Fed’in üçüncü tur parasal genişleme programının altın fiyatları üzerindeki etkisini değerlendiren Morgan Stanley stratejistleri, “QE3 altın için oyun değiştirici olacak” yorumunda bulundu.

Stratejistler, Fed’in hamlesinin genellikle yalnızca riskli varlıklar için destekleyici olmadığına dikat çekerek, parasal genişlemenin dolar üzerindeki zayıflatıcı etkisinin, 2012′nin ilk yarısında görülen altın fiyatları karşısındaki engelleri de azaltacağını belirtti.

Morgan Stanley, altının onsunun dördüncü çeyrekte 1,740 dolara yükseleceğini, önümüzdeki yıl da 1,816 dolara tırmanacağını öngördü.

Altın son günlerde 1,764 dolarda seyrediyor ve geçtiğimiz ay yüzde 12 değerlendi.

Fed’in son hamlesinin altın için oyun değiştirici olduğunu savunan Morgan Stanley analistleri, altındaki yukarı yönlü son hareketlerin gücü ve büyüklüğünün, Fed’in gelecekteki politikalarına ilişkin algıdaki değişikliği yansıttığını söyledi.

Morgan Stanley aynı zamanda Avrupa Merkez Bankası’nın sınırsız tahvil alım planının da değerli metali destekleyeceği görüşünü korudu.

Kuruluş, altında yükseliş öngörmede yalnız değil. Bank of America Merrill Lynch’in stratejistlerinden Francisco Blanch da, altının 2014′ün sonuna kadar 2,400 doları görmesini bekliyor.

Bu bilgilerin ticari amaçlı işlemlerde kullanılmasından dolayı doğabilecek zararlardan PATRONTURK hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmez.

Kaynak: http://www.patronturk.com/altin-fiyatlari-daha-yukselir-mi#ixzz28DIhMkJ0